Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4634 E. 2022/5722 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4634 E.  ,  2022/5722 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4634
Karar No : 2022/5722

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenmiş … ve … nolu ödeme emirlerine konu amme alacaklarının tamamı ile … nolu ödeme emrindeki amme alacaklarından 1 ve 2. satırlarındaki amme alacaklarının, ilk olarak asıl borçludan tahsiline çalışıldığı, gerekli mal varlığı araştırmasının yapıldığı ve tahsil imkanının olmadığının anlaşıldığı, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı olmadığından davacıdan temsilci sıfatıyla tahsil yoluna gidildiğinden dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka aykırılık; … nolu ödeme emirinin 3, 4 ve 5. satırlarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, …, …, … nolu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin kısmının ise davacının sorumlu olmadığı dönemlere ilişkin olduğu görüldüğünden dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; … gün ve … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4. ve 5. satırlarına ilişkin vergi borçları yönünden, şirketin 30/04/2014-11/07/2014 arasındaki tarihlerde tahakkuk eden ve ödenmesi gereken vergi borçları için davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olduğu, beyan üzerine tahakkuk ettirilen 2014/6, 7-9 dönemlerine ait damga vergilerinin vade tarihlerinin 04/09/2014 ve 17/11/2014 tarihleri olduğu, davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonraki tarihlere ilişkin söz konusu borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı görüldüğünden ödeme emrinin ilgili satırları ile … gün ve …, … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 1 ve 2. satırlarına ilişkin … takip numaralı ödeme emrinin 1 ve 2. satırlarında sırasıyla 2014/6 ve 7 dönemlerine ait damga vergisi borçları olduğu ve bu borçların vade tarihlerinin sırasıyla 30/07/2014 ve 26/08/2014 olduğu, 13/04/2018 tarih ve … takip numaralı ödeme emirleri içeriği borçların sırasıyla 2014/1-12, 2014/7-9 ve 2014/7 dönemlerine ilişkin olduğu ve ilk iki vergi borcunun sırasıyla 30/04/2015, 01/04/2015 vade tarihli olduğu ve bu borçların beyana dayandığı, 2014/7 dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezasının ise 31/08/2014 tarihli fiile dayanılarak kesildiği, aynı şekilde … tarih ve … takip numaralı ödeme emri içeriği 2014/6 dönemine ait damga vergisi borcunun beyana dayandığı ve vade tarihinin de 27/07/2016 olduğu, ayrıca … , … takip numaralı ödeme emirleri içeriği borçların 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olduğu, fakat davacının kanuni temsilcilik görevinin 11/07/2014 tarihinde sona erdiği ve bahsi geçen tüm borçlar için davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ilgili ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle … gün ve …, …, … takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin davalı idare istinaf isteminin reddine, … gün ve … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4. ve 5. satırlarına ilişkin vergi borçları yönünden ödeme emrinin iptaline yönelik istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, … gün ve …, … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 1 ve 2. satırlarına ilişkin davanın reddine ilişkin kısmına karşı yapılan davacı istinaf başvurusunun kabulü ile kararın buna ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ve kanuna uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık nulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.