Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4862 E. , 2022/7436 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4862
Karar No : 2022/7436
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2011 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi dahilinde yaptığı gelir (stopaj) vergisi iade talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve 509.576,22 TL’nin faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yıllara sari inşaat ve onarım işi nedeniyle 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında hakedişleri üzerinden stopaj kesintisi yapılıp ödendiği, 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde de 509.576,22 TL iade talebinde bulunulduğu, iade talebinin; … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, davacı şirketten söz konusu yıllara ait defter ve belgelerin ibrazı istenilmesine karşın, ibraz edilmemesi nedeniyle gerekli incelemelerin yapılamadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacı şirketten istenen yasal defter ve belgelerin ilgili idareye en kısa sürede sunulacağının davacı şirket yetkilileri tarafından söylenmesine rağmen yeterli süre beklenmeden ilgili yıllara ilişkin yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, usulüne uygun olarak defter ve belge ibrazı istenerek iade talebi hakkında işbu mahkeme kararı uyarınca yeniden işlem tesis edilmesi gerektiğinden, bu aşamada davalı idare tarafından esasa ilişkin karar verilmemiş olduğu dikkate alındığında, kesinti yoluyla ödenen vergilerin faizi ile iadesi yönündeki talebin bu aşamada hukuka uygunluk denetimi yapılması mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının, yasal defter-belgelerini incelemeye ibraz etmediği yönündeki eleştiri dışında, nakten iade talebi hakkında düzenlenen raporda, inceleme elemanınca, davacıya 2006 ile 2011 yılları arasında yapılan hakediş ödemelerinden tevkifat yapılıp yapılmadığı, tevkif edildiği belirtilen 509.576,22 TL tutarındaki vergilerin ilgili yıllar içerisinde tevkifat yapan şirketçe beyan edilip edilmediği, beyan edilmişse ödenip ödenmediği hususlarında, davacının iade isteminin tamamen veya kısmen haksız olduğunu veya iadeye hak kazanılmadığını ortaya koyacak başkaca bir tespitin bulunmadığı, söz konusu hususların tespiti ve davacının nakten iade isteminin yerine getirilmesi için davacı defter-belgelerinin incelenmesinin zorunlu bulunmadığı, nitekim, bu hususun tevkifatı yapmakla sorumlu bulunan … Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. nezdinde yapılacak karşıt incelemeyle de ortaya konulmasının mümkün bulunduğu, bu sebeple tesis edilen işlemde yasal isabet bulunmadığı, iade talebinde bulunan davacı mükellefe vergi kanunları uyarınca yapılacak iadenin, iadeye hak kazanıldığı tarih olan, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan, iadenin gerçekleşeceği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf istemine konu kararın, iade ve faiz isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, dava konusu tevkifat tutarının, iade talebinde bulunulduğu tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan, iadenin gerçekleşeceği tarihe kadar tecil faizi işletilerek davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Başkan … ve Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 42. maddesinde; birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zararın işin bittiği yıl kati olarak tespit edileceği ve tamamının o yılın geliri sayılarak mezkur yılın beyannamesinde gösterileceği, 44. maddesinde; inşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarihin, diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarihin bitim tarihi olarak kabul edileceği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesinde; Gelir Vergisi Kanununda belirlenen esaslar göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden kurumlar vergisi kesintisi yapmak zorunluluğu bulunmaktadır.
Öte yandan, yine 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 34. maddesinin 5. fıkrasında, “Maliye Bakanlığının; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli malî müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkili olduğu”; 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamaların yapılmış bulunduğu”; 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “Nakden İade” başlıklı bölümünün 2. fıkrasında, “Nakden yapılacak iade taleplerinin 10 milyar lirayı aşması halinde, 10 milyar lirayı aşan kısmın Vergi Usul Kanunu’na göre vergi inceleme yetkisi bulunanlarca yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre iade edileceği” düzenleme altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; yıllara sari inşaat ve onarım işi nedeniyle 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında hakedişleri üzerinden stopaj kesintisi yapılıp ödendiği, 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde de 509.576,22 TL iade talebinde bulunulduğu, iade talebinin; … tarih ve …sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, davacı şirketten söz konusu yıllara ait defter ve belgelerin ibrazı istenilmesine karşın, ibraz edilmemesi nedeniyle gerekli incelemelerin yapılamadığı gerekçesiyle reddedildiği, iade talebinin reddine ilişkin işlemin dava konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, nakden iade talebinin yerine getirilebilmesi için vergi incelemesi yapılması gerektiği, sıhhatli bir incelemenin yapılabilmesi için ise konuya ilişkin defter ve belgelerin mutlaka inceleme elemanına ibraz edilmesi gerektiği, davacıdan defter ve belgelerin ibrazı istemine yönelik olarak tanzim olunan yazının, şirket faaliyetine son verilmiş olması dolayısıyla kurum kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde tebliğine çalışıldığı, şahsa ulaşılamaması nedeniyle tebligatın yapılamadığı, bunun üzerine kurum beyannamesinde bilgileri bulunan SMMM ile yapılan telefon görüşmeleri ile defter ve belgelerin ibrazının talep edildiği, davacının dava dilekçesinde yeterli süre verilmediği için defter ve belgelerin sunulamadığını belirttiği göz önüne alındığında, ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenilerek, defter ve belgelerin sunulması üzerine yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.