Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4990 E. 2022/6323 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4990 E.  ,  2022/6323 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4990
Karar No : 2022/6323

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına düzenlenerek tebliğ edilen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … sayılı ödeme emri yönünden ödeme emri içeriği borçlara ilişkin dava açıldığı, Mahkemenin kısmen ret kararı üzerine iki nolu ihbarnamelerin düzenlendiği, bu ihbarnamelerin davacının ikametgah adresinde tebliğ edilememesi üzerine 08/10/2015 tarihli tutanak tanzim edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kapıya yapıştırmak suretiyle tebliğ edildiği, usulüne uygun tebliğ edilmeden kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 2016/462 sayılı ödeme emri yönünden ise; iki nolu ihbarnamelerin davacının bilinen adresinde tebliği yapılamadığından ilanen tebliğ yoluna gidilmiş olmakla birlikte, anılan ihbarnamelerin tebligatı için hazırlanan tebliğ zarfında tarih dahil her hangi bir hususun yazılmadığı, niçin tebliğ edilemediğine ilişkin bir açıklama içermediği ve yasada öngörülen kişiler tarafından imzalanarak tutanak haline getirilmediği, mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen 11/08/2016 tarihli adres tespit tutanağının ise tebliğe çıkarılan evrakla ilişkilendirilmediği, dolayısıyla bahse konu ihbarnamenin ilanen tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında da anılan gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde temyiz konusu kararın … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin ileri sürdüğü nedenler bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, kararın … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un, olay tarihinde yürürlükte olan, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; Kanun’un, olay tarihinde yürürlükte olan, “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıda fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı; 103. maddesinde ise, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriğine ilişkin 2 nolu ihbarnamelerin tebliğ alındısında herhangi bir şerh ve imza bulunmamakla birlikte şirketin adreste bulunmadığına ilişkin “…” adresinde 20/04/2016 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile …’ın bu adresten “nakilsiz terk olduğu” hususunun mahalle muhtarı ve yoklama memuru imzasıyla tespit edildiği, bunun üzerine dava konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının bilinen adresinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile adreste bulunamadığı hususu usulüne uygun olarak tespit edildiğinden, bunun üzerine yapılan ilanen tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle, Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının,… tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.