Danıştay Kararı 4. Daire 2019/5088 E. 2022/5039 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/5088 E.  ,  2022/5039 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5088
Karar No : 2022/5039

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, menajerlik faaliyeti kapsamında serbest meslek kazancından elde edilen gelirlerin beyan dışı bırakıldığından bahisle, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/6 ve 7 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ” … Mahallesi … Sokak … Evleri … Blok … Çankaya/ANKARA” adresine tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ yoluna gidildiği, tebliğ sonrasında düzenlenen ödeme emrinin ise dava konusu edildiğinin anlaşıldığı, … Vergi Mahkemesinin … günlü E:… K:… sayılı kararında da; 17/06/2017 tarihinde aynı adreste tebliğ edilmekle, ödeme emrinin tebliği aşamasında adreste bulunduğu tespit edilen davacı adına kısa bir süre önce ihbarname aşamasında tebligat yapılamamasının söz konusu olamayacağı, ayrıca 14/10/2016 tarihli tebliğ zarfı incelendiğinde evrakın ön yüzünde herhangi bir bilgiye yer verilmeden arka yüzünde ”belirtilen adreste 14/10/2016 tarihinde gidildi devamlı kapalı olduğu tespit edildi” şerhiyle iade edildiğinin görüldüğü, durumun komşulardan biri veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda tutanak haline getirilerek tebliğ edilmeden veya sadece dağıtıcı tarafından imzalanan tebliğ alındısına dayanılarak, söz konusu tebliğ evrakının kanunun aradığı usule uygun olarak tutulmadığı ve hukuken geçerli kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca adresini değiştiren yada adresinde geçici olarak bulunmayan mükellefler hakkında öncelikle durumun zarf üzerine yazılarak evrakın tebliği yaptıran daireye geri gönderilmesi, geçici ayrılmalarda tebliği çıkaran merci tarafından münasip bir süre sonra evrakın ikinci kez tebliğe çıkarılması gerektiği, davacının bilinen adresinde bulunmamasının nedeni tebliğ evrakı üzerine yazılmadığı gibi ihbarnamelerin iki kez tebliğe çıkarılmadığı ve posta yoluyla tebliğinde gerekli özen gösterilmediğinden ilanen tebliğ koşulları oluşmadan söz konusu ihbarnamelerin ilanen tebligatı usulsüz olduğu anlaşılmış olup, en son tebliğ edilmesi gereken tarih olan 31/12/2016 tarihinde usulsüz olarak ilanen tebliğ edilen ve davacı tarafından 20/06/2017 tarihinde öğrenilen ihbarnameler içeriğindeki dava konusu 2011/6 ve 7. dönemlere ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları zamanaşımına uğradığından, söz konusu tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usulüne uygun olarak ilanen tebliğ yoluna gidildiği, davacı hakkında düzenlenen raporlarda yer alan tespitlere göre re’sen tarhiyat yapıldığı, idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.