Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5282 E. , 2022/4124 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5282
Karar No : 2022/4124
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, iştirakçisi olduğu ve çalışanlarına çeşitli menfaatler sağlayan … Vakfı’na ödediği işveren katkı paylarının ücret mahiyetinde ve gelir vergisi tevkifatına tabi olduğundan bahisle, hakkında düzenlenen … tarih ve …, … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca ikmalen tarh edilen 2013/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12. dönemleri gelir (stopaj) vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Bankası Anonim Şirketi tarafından aynı hukuki nedenlere ilişkin olarak adına yapılan tarhiyatlara karşı yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararının 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmasından sonra davacı şirket tarafından katkı paylarının ücret mahiyetinde vergilendirilebileceğine ilişkin öngörülebilirliğin oluştuğundan bahsetmek mümkün olabileceğinden davacı adına yapılan dava konusu tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının kaldırılarak, tarh işlemlerinin, “… Vakfı’na ödenen işveren katkı paylarının, çalışanlar tarafından elde edilmiş ücret geliri olmaması nedeniyle vergiye tabi olmadığı gerekçesiyle iptali”ni gerektirecek nitelikte görülmediği, uyuşmazlığa yol açan katkı payı ödemelerinin vergilendirilmesi gerektiği hususunun 2013 yılında verilen Danıştay kararları ile açıklığa kavuşması, dolayısıyla, öngörülebilirliğin, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiği gibi, “Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararının 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmasından sonra” değil, konu hakkında Danıştayca kararların verildiği 2013 yılından sonra sağlandığı hususunun da aynı kararda açıkça belirtilmiş bulunması karşısında, davacı şirket tarafından 2013 yılında ödenmiş olan iştirak paylarının vergilendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Söz konusu kararlarda öngörülebilirliğin sadece İş Bankasına yüksek yargı kararlarının tebliğ edildiği 2013 yılında değil, Resmi Gazetede bildirim yapıldığı 21 Şubat 2015 tarihinde oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mükellef kurum çalışanlarının yararına sunulmak üzere çalışanlarının hizmetleri karşılığında … Vakfı’na iştirak payı olarak ödenen tutarların ücretin bir unsuru olduğu, çalışana sağlanan net bir menfaat olması dolayısıyla brütleştirmek suretiyle ücret matrahına dahil edilmesi ve ücret matrahından indirim konusu yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.