Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5366 E. , 2022/6217 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5366
Karar No : 2022/6217
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, adi ortak sıfatıyla … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararı uyarınca vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2014 ve 2015 yılı yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2014/4 ve 2015/1 ve 2. dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının adi ortağı olduğu … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlere göre; inceleme elemanının karşıt incelemeyi kendi daveti üzerine mükellefler nezdinde beyan alma suretiyle yapmadığı, savcılıkta alınan ifadeler ile yetindiği, adi ortak olarak anılan kişilerinde ifadelerine başvurulmadığı, tamamen savcılık dosyası üzerinden işlem tesis edildiği, vergi inceleme raporundaki asıl borçlu şirketin de takdire sevkinin istendiği, bu durumun çelişki yarattığı, genel dava sorgusunda şirket veya ortak olarak kabul edilen diğer kişiler aleyhine bir dava kaydına rastlanmadığı, bu konuya ilişkin bilgi bulunmadığı, bu haliyle davacının adi ortaklık bünyesinde sahte fatura düzenlediğinin somut ve hukuken geçerli delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle takdir komisyonu kararına istinaden yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması herektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacıyı adi ortak sıfatıyla sorumlu tutan Güneşli Vergi Dairesi mükellefi dava dışı … Tekstil Metal Plastik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; dış giyim eşyası imalatı, dokuma, örme (trikotaj) ve tığ işi (kroşe), vb. kumaştan olanlar toptan ticareti faaliyeti ile iştigal ettiği, 10/09/2014 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2015 tarihinde mükellefiyetinin resen terkin edildiği, mükellef kurumun tek ortağı ve yönetim kurulu başkanının … olduğu, 24/09/2014 tarihinde yapılan yoklamada; 200 m2 iş yerinde 6 adet büro takımı olduğu, iş yerinde satışa hazır emtia bulunmadığı, satılacak olan emtiaların fason olarak üretileceğinin tespit edildiği, 26/05/2015 tarihinde yapılan yoklamada; yönetim kurulu başkanının bulunmadığı, toptan ticaret olarak faaliyet yürüttüğü, showroom amaçlı muhtelif sayıda ürün bulunduğu, satışa hazır eşya olmadığının beyan ve tespit edildiği, 20/11/2015 tarihinde yapılan yoklamada; yoklama anında iş yerinin kapalı olduğu, ödevli firmanın yaklaşık 6 ay önce belirtilen adresten ayrıldığı hususlarının binadakiler tarafından belirtildiği, 2014 yılında 3.787.053,00 TL, 2015 yılında 35.539.874,00 TL mal/hizmet KDV matrahı olduğu, 2014 hesap döneminde mal alımı yapmış olduğu 11 firmadan, 3 firma ile ilgili satışlarının tamamının sahte olduğuna ilişkin VTR olduğu, 2014 yılındaki toplam alışlarının %96’sının sahte belge düzenleyicisi tespiti yapılan firmalardan olduğu, 2015 yılında yapmış olduğu mal alımlarının %68’inin sahte belge düzenleyicisi tespiti yapılan firmalardan olduğu, 2014 ve 2015 yıllarında mal satışı yapılan firmalardan 2’si hakkında yapılan karşıt incelemede firmaların; gerçektan mal alımında bulundukları, … Tekstile ait araçlarla teslimin yapıldığı, ödemeleri çek ile yaptıkları ve belgelerini sundukları bilgisini verdikleri, mükellefin 2014 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini verdiği, 2015 yılını vermediği, 2014 ve 2015 yıllarında katma değer vergisi, kurumlar geçici vergisi ve muhtasar beyannamelerini verdiği, mükellefin ödemesi gereken vergi borcunun 78.993,11 TL olduğu, bunun sadece 2,58 TL’sini ödediği, şube ve deposunun olmadığı, araç kaydının bulunmadığı, 2014 yılında 1 çalışan, 2015 yılının ilk 4 ayında 14 ila 17 arası çalışan beyan ettiği, …’ün defter belge isteme yazısına verdiği cevapta; …, … ve … isimli şahısların kendi sicili düzgün olduğu için adına iş yeri açtığı, dolandırıldığını anlayınca İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma numarasının … olduğunu, defter ve belge ibraz edemeyeceğini beyan ettiği, soruşturma dosyasının teyit edilerek istenildiği, muhasebeci …’ın ifadesinde; mükellefe 2015 Şubat ayında hizmet vermeye başladığı, devir suretiyle mükellefin işlerini yaptığı, 4-5 ay işlerini yaptığı, yaşanan olumsuzluklardan dolayı 2015 temmuzdan sonra hizmet vermeyi bıraktığını beyan ettiği, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının yapmış olduğu tespitlerde; … ifadesinde; … ve …’in sicilleri bozuk olduğu için şirketi kendi adına kurduğu, Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Yapı Kredi bankasından çek karnesi kullandığı, bu çekleri imza ettiği, dolandırıldığını alacaklıların kendisini araması ile öğrendiğini, mağdur ifadelerinde; sattıkları mallar için aldıkları çeklerin karşılıksız çıktığı yönünde ortak beyanları olduğu, … beyanında; genel olarak bilgisi olmadığını, kimseye çek vermediğini, bir kaç kez … adına çek tahsilatı yaptığını beyan ettiği, … ifadesinde; …’ün yanında pazarlama müdürü olduğunu, …’un teyzesinin oğlu olduğunu, mağdurları tanımadığını, …’ın firmada depocu olduğunu, hiçbir çeke imza atmadığını beyan ettiği, … ifadesinde; …’ün Gazi Mahallesinden arkadaşı olduğu, tekstil işine girmek için kendisinden 36.000,00 TL borç aldığını, firmanın kurulum aşamasında resmi gayri resmi bir katkısının olmadığı, …’ı firmada çalıştığı için, …’i ise teyzesinin oğlu olduğu için tanıdığını, keşide ettiği hiçbir çek olmadığı, yetkilisi olduğu hiçbir firmanın olmadığını beyan ettiği, mükellef kurumun Şekerbank ve Vakıfbank taki hesap hareketlerinin yoğun olduğu ve işlemleri ‘ün yaptığı, yapılan değerlendirmelerde …, …, … ve …’un sahte belge organizasyonu içerisinde olduğu, … Tekstil tarafından düzenlenen sahte faturalardan elde edilen komisyon gelirinin 4 kişi adına tarh edilmesi gerektiği, şirketin takdire sevk edilmesi gerektiği,mükellef kurumun kuruluş tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte fatura olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; anılan firmanın mal alım-satımında bulunduğu firmaların büyük bir çoğunluğu hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunması, şirketin kanuni temsilcisinin defter ve belgeleri ibraz etmemesi, şirketin kanuni temsilcisinin …, … ve … isimli şahısların kendi sicili düzgün olduğu için adına iş yeri açtığını beyan etmesi, mükellefin kuruluşundan kısa bir süre içerisinde beyan edilen yüksek tutarlı mal-hizmet satışında bulunmasının ticari teamüllere uygun olmaması, şirket nezdinde yapılan yoklamalarda ticari emtiaya rastlanılmaması, şirketin kanuni temsilcisinin savcılık ifadesinde davacı …’ın sahte fatura organizasyonu içerisinde olduğunu beyan etmesi, mükellef kuruma mal satan mükelleflere karşılıksız çek düzenlenmesi, mükellef kuruma mal satan ve karşılığında bu çekleri alan mağdurların bir kısmının ifadelerinde davacı … ile muhatap olduklarını, sattıkları mallar karşılığında davacı …’dan çek aldıklarını beyan etmeleri gibi tespitlerden hareketle davacı ….’ın belirtilen dönemler içerisinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği sonucuna varılmış olup, davacı adına adi ortaklık bünyesinde sahte fatura düzenlediğinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına ilişkin istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu durumda, takdir komisyonunca matrahın bulunuş biçimi bakımından bir değerlendirme yapılarak hangi tutarların ve oranların esas alındığının araştırılması ve geçici vergi aslı ile bu vergiye bağlı olarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezası yönünden de ayrıca değerlendirme yapılması suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.