Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5505 E. , 2022/4682 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5505
Karar No : 2022/4682
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, … Mühendislik Tasarım İnşaat Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu …sayılı ödeme emri bakımından; asıl amme borçlusu şirketin 2009 yılında taraf olduğu satışlarda gerçekleşen tapu harcına ilişkin usulsüzlükler ve kurumlar vergisine ilişkin usulsüzlükler sebebiyle yapılan tarhiyatların 17/03/2015 tarihinde gerçekleşen uzlaşma neticesinde kesinleşen kısmı bakımından, davacının ilgili dönemde kanuni temsilci olmaması ve borçların uzlaşma yoluyla kesinleştirilmesinde kendisine kusur atfedilemeyeceğinden sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla mezkur ödeme emrinin … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, asıl amme borçlusu şirkete ait … dönemi, …, … dönemi, …dönemleri damga vergileri borçları, 2015/2 dönemi katma değer vergisi, damga vergisi borcu ve 2015/3-4 dönemi gelir stopaj vergisi, damga vergisi borçları bakımından borcun doğduğu yani beyannamenin verildiği tarihte ve borcun ödenmesi gerektiği zamanlarda davacının kanuni temsilci olmaması sebebiyle şirkete ait borçların ödenmemesinden sorumluluğu bulunmadığından, mezkur ödeme emrinin … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, asıl amme borçlusu şirkete ait … dönemine ilişkin damga vergisi borcunun ve … dönemine ilişkin … tarihli beyannameye istinaden tahakkuk eden gelir stopaj vergisi ve damga vergisi borçlarının şirket tarafından 25/11/2016 tarihli dilekçeye istinaden 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması ve 21/06/2017 tarihinde yapılandırmanın iptali üzerine asıl borçlu şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenerek gerekli mal varlığı araştırmasının yapılmadığı, bu sebeple borcun asıl borçlu şirket yönünden usulüne uygun şekilde takibin kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı, asıl amme borçlusu şirketin 2013 yılında taraf olduğu satışlarda gerçekleşen tapu harcına ilişkin usulsüzlükler sebebiyle yapılan tarhiyatların 21/09/2015 tarihinde gerçekleşen uzlaşma neticesinde kesinleşen kısmı ve 2014/11 dönemine ilişkin Ba-Bs düzeltme formunun 24/01/2015 tarihinde verilmesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından, mezkur borçların şirketten … sayılı ödeme emrinin 25/10/2017 tarihinde e-tebliğ yoluyla istenmesine rağmen ödeme yapılmaması, dava açılmaması ve şirket hakkında bankalar, tapu, motorlu taşıtlar, sivil havacılık, deniz taşıtları nezdinde yapılan malvarlığı araştırması sonucunda borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine fiillerin gerçekleştiği dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumluluğu bulunduğundan, … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emri bakımından; asıl amme borçlusu şirkete ait … dönemine ilişkin damga vergileri borcu bakımından, borcun doğduğu yani beyannamenin verildiği tarihte ve borcun ödenmesi gerektiği zamanlarda davacının kanuni temsilci olmaması sebebiyle sorumluluğu bulunmadığından, mezkur ödeme emrinin … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, asıl amme borçlusu şirkete ait .. dönemlerine ilişkin düzeltme Ba-Bs formu verilmesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından, mezkur borçların şirketten … sayılı ödeme emrinin 12/12/2016 tarihinde e-tebliğ yoluyla istenmesine rağmen ödeme yapılmaması, dava açılmaması ve şirket hakkında bankalar, tapu, motorlu taşıtlar, sivil havacılık, deniz taşıtları nezdinde yapılan malvarlığı araştırması neticesinde borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine fiillerin gerçekleştiği dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumluluğu bulunduğundan, mezkur ödeme emrinin … sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, asıl amme borçlusu şirkete ait … dönemine ilişkin damga vergisi borcunun şirket tarafından … tarihli dilekçeye istinaden … sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması ve … tarihinde yapılandırmanın iptali üzerine asıl borçlu şirket hakkında yeniden ödeme emri düzenlenerek gerekli mal varlığı araştırmasının yapılmadığı, bu sebeple borcun asıl borçlu şirket yönünden usulüne uygun şekilde takibin kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden 5-6 sıra numaralı amme borçlarına ilişkin kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 2018/8 sayılı ödeme emri bakımından; asıl amme borçlusu şirketin 2014/12 döneminde tevfikatlı satışlara ilişkin 2 numaralı katma değer vergisi beyannamesini vermemesi sebebiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı dava açılmaması sebebiyle kesinleşen amme borçlarının asıl borçlu şirketten … sayılı ödeme emrinin 23/12/2017 tarihinde e-tebliğ yoluyla istenmesine rağmen ödeme yapılmaması, dava açılmaması ve şirket hakkında bankalar, tapu, motorlu taşıtlar, sivil havacılık, deniz taşıtları nezdinde yapılan malvarlığı araştırması neticesinde borcun tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine fiillerin gerçekleştiği dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumluluğu bulunduğundan mezkur ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl amme borçlusu şirketin hala faaliyette olduğu, üzerine kayıtlı mal varlığının bulunduğu, tahsil imkansızlığının bulunmadığı belirtilerek, Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.