Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5573 E. , 2022/7438 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5573
Karar No : 2022/7438
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2) …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2010/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12 dönemleri için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi …ve Tepecik Vergi Dairesi mükellefi … Petrol Ürün Nak. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden, düzenledikleri faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı ispat edilemediğinden bu mükelleflerden alınan faturalar yönünden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, Küçükköy Vergi Dairesi mükellefleri …, … Metal Makina Kim. Plas. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Oto Yedek Parça Teks. Mak. İmal. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitler ise düzenledikleri faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu gösterdiğinden söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, somut tespit bulunmaksızın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Alımlarının gerçek olduğu, incelemenin eksik ve hatalı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacıya fatura düzenleyen mükelleflerin gerçek bir ticari faaliyetlerinin olmadığı haklarında düzenlenen vergi tekniği raporlarıyla tespit edildiğinden, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmiştir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının cezalı tarhiyatın … Petrol Ürün Nak.Gıda İnş.San.ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmı ve özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrası ile … Metal Makina Kim. Plas. ve İnş.San.Tic.Ltd.Şti., … Oto Yedek Parça Teks. Mak. İmal. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve …’dan alınan faturalardan kaynaklanan kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkraları oybirliğiyle, cezalı tarhiyatın …’dan alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının ise Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve 168 TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Davacının fatura aldığı Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen … tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda; 20/09/004 tarihinde alüminyum döküm faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak sahte belge düzenleme yönünden incelendiği, bu yıllara ait yasal defter belgelerinin kayıtlarına ulaşılamadığı, 2008 ve 2009 yıllarında matrah artırımından faydalandığı, 01/08/2010 itibarıyla Tuna Vergi Dairesi mükellefi olduğu, 06/08/2010 tarihli yoklamada; faaliyetinin alüminyum döküm işi olduğu, iş yerinin tahmini 40 m2 ve 1 çalışanı olduğu, işyerinde bir adet elektrikli döküm ocağı ve bir kantar ve bir masa ile muhtelif kalıpların bulunduğu tespitlerine yer verildiği, 10/01/2011 tarihli yoklamada, mükellefin iş yerini 31/12/2010 tarihinde terk ettiği, iş yerinin kapalı olduğu hususlarına yer verildiği, 2010 yılında vermiş olduğu Bs bildirimine göre 35 belge karşılığında 399.891,00-TL mal ve hizmet sattığını beyan etmesine rağmen, mükelleften mal ve hizmet satın alanlar tarafından Ba bildirimine göre 60 belge karşılığında 582.749,00-TL tutarında mal alındığının bildirildiği, vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam borcunun yaklaşık 750.000,00-TL olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde söz konusu şirket tarafından düzenlenen faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu anlaşıldığından davacının bu mükelleften aldığı faturalara isabet eden cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle temyize konu kararın … tarafından düzenlenen faturalara isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.