Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5703 E. , 2022/6105 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5703
Karar No : 2022/6105
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim ve tebliğ olunan … tarih ve … numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; … ana takip no’lu ödeme emrinin … plakalı alacaklarına ilişkin olarak; söz konusu borcun davacının ortağı olduğu … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti. Adına, … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2008 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezaları ve 2008/01,02 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklandığı, ilgili vergi inceleme raporunda re’sen tarh sebebi olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30/3. maddesine istinaden 24/01/2013 tarihli defter ve belge isteme yazısının Şirketin müdürü … tebliğine rağmen defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi üzerine anılan şirketin ilgili yıl indirim konusu yaptığı indirimleri reddedilerek üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, tarhiyata ait ihbarnamenin şirkete 10/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tarhiyatlara karşı dava açmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine tarhiyatın kesinleştiği ve borcun şirketten tahsili için … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, tebliğ edildiği ve ödenmeyerek kesinleştiği ve bu borcun tahsili için davacı adına bu ödeme emri düzenlendiği, olayda, davacının asıl borçlu şirkette 26/12/2006 – 13/02/2008 tarihleri arasında şirket müdürü olduğu bu tarihten sonra şirket müdürlüğünden ayrıldığı ve bu hususun ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, bu durumda, davacının defter ve belgelerin ibrazının istendiği dönemlerde kanuni temsilci olmadığı gibi defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği 25/01/2013 tarihinde davacının anılan şirketle hiçbir hukuki bağıda bulunmadığı, uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu ödeme emri içeriğindeki … plakalı alacaklara ilişkin ihbarnamelerin asıl borçlu şirket yönünden kesinleştiği belirtilse de belge ve defter isteme yazısının tebliğ edildiği 25/01/2013 tarihinde davacının anılan şirketle hiçbir hukuki bağının bulunmadığı, bu tarihte ibrazı istenilen defter ve belgelerin davacının tasarrufunda olmadığı ve davacı tarafından kanunun aradığı anlamda defter ve belgeleri ibraz etmeme fiilini gerçekleştiremeyeceği açık olduğundan bu durumun ödeme emrine karşı açılan bu davada “borcum yoktur” itirazı kapsamında kabul edilebilecek nitelikte bir iddia olarak değerlendirilerek ödeme emrinde bu kalemler açısından hukuki isabet görülmediği, … ana takip no’lu ödeme emrinin … plakalı alacaklarına ilişkin olarak; davacının ortağı olduğu … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti. adına, … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2007 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezaları ve 2007/05 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklandığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 23/11/2012-23/12/2012 tarihleri arasında muhtarlık panosuna asılmak sureti ile ilanen tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin tarhiyatlara karşı dava açmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine tarhiyatın kesinleştiği ve borcun şirketten tahsili için .. tarihli ve … sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği ve ödenmeyerek kesinleştiği ve bu borcun tahsili için davacı adına bu ödeme emri düzenlendiği, asıl borçlu şirkete ilanen tebliğ edilen … nolu ihbarnamelerin tebliğe ilişkin olarak; ilanen tebligat yoluna gidilebilmesi için şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ edilemediği hususunun Vergi Usul Kanunu 102. maddesinde sayılı usullere uygun bir şekilde tutanağa bağlanması gerekirken ilanen tebligatın şartlarının oluştuğunun ortaya konulamadığı, ihbarnamelerin dönemleri dikkate alındığında (2007) ve tarhiyat zamanaşımı süresi içinde asıl borçlu şirkete tebliğ edilerek süresi içerisinde tarhiyat yapıldığı hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı ve bu alacaklara ilişkin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin 13/05/2014 tarihinde şirkete tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı yasa uyarınca yapılan cebri takibatında dayanağı kalmadığından dava konsu ödeme emrinin bu borçlarlara ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, … ana takip no’lu ödeme emrinin …,… plakalı alacaklarına ilişkin olarak; davacının ortağı olduğu … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti. Adına, … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2007 ve 2008 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezaları ve … dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarından kaynaklandığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin iki kez tebliğe çıkarıldığı 13/06/2012 tarihli tebligatın bila tebliğ iade edildiği, ikinci kez 01/09/2012 tarihinde tebligata çıkartılan ihbarnamelerin yine bila tebliğ ile iade edilmesi üzerine ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin tarhiyatlara karşı dava açmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine tarhiyatın kesinleştiği ve borcun şirketten tahsili için 06/02/2013 tarihli ve … sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği ve ödenmeyerek kesinleştiği ve bu borcun tahsili için davacı adına bu ödeme emri düzenlendiği, asıl borçlu şirkete ilanen tebliğ edilen … plakalı ihbarnamelerin tebliğe ilişkin olarak; ilanen tebligat yoluna gidilebilmesi için şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ edilemediği hususunun Vergi Usul Kanunu 102. maddesinde sayılı usullere uygun bir şekilde tutanağa bağlanmadığı, sadece dağıtıcı imzası ile bila tebliğ ile iade edildiği belirtilerek tebligatların mercine iade edildiği, ilanen tebligatın şartlarının oluştuğunun ortaya konulamadığı, ihbarnamelerin dönemleri dikkate alındığında (2007-2008) ve tarhiyat zamanaşımı süresi içinde asıl borçlu şirkete tebliğ edilerek süresi içerisinde tarhiyat yapıldığı hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı ve bu alacaklara ilişkin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin 13/05/2014 tarihinde şirkete tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatının da dayanağı kalmadığından bu borçlara ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, … ana takip no’lu ödeme emrinin … plakalı alacaklarına ilişkin olarak; davacının ortağı olduğu … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti. adına, taktir komisyonun kararına (taktire sevk işlemlerinin 2012 yılında yapıldığı) istinaden … dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklandığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 20/08/2013 tarihinde asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin tarhiyatlara karşı dava açmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine tarhiyatın kesinleştiği ve borcun şirketten tahsili için … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, borcun ödenmeyerek kesinleştiği ve bu borcun tahsili için davacı adına bu ödeme emri düzenlendiği, asıl borçlu şirkete tebliğ edilen … plakalı ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete tarh zamanaşımı içerisinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket nezdinde yapılan takipten sonra tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen, ödenmeyen amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde bu plakalı borçlar açısından hukuka aykırılık görülmediği, … ana takip no’lu ödeme emrinin … plakalı alacağına ilişkin olarak; davacının ortağı olduğu … Enerji Elektrik Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti. Adına, … sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2007/05 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklandığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 07/12/2012 tarihinde şirket adresine tebliğe çıkarıldığı ancak bila tebliğ olarak iade edildiği, bunun dışında tebliğe ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği görülmekle asıl borçlu şirkete tebliğ edilerek süresi içerisinde tarhiyat yapıldığı hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı, ve bu alacaklara ilişkin tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 06/02/2013 tarihli ve … sayılı ödeme emrinin 13/05/2017 tarihinde şirkete tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatında dayanağı kalmadığından bu borçlarlara ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca karşılıklı istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalının temyiz dilekçesinde temyiz konusu kararın yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine o tarihte şirketle hukuki bağı bulunmayan davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin buna ilişkin kısmı için ileri sürdüğü nedenler, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Kararın, diğer kısımlarına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmü uyarınca şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcinin takip edilebilmesi için, şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olması ve söz konusu alacağın kısmen veya tamamen şirketin malvarlığından tahsilinin mümkün olmaması gereklidir.
Uyuşmazlıkta her ne kadar Mahkemece usulsüz tebligatlar nedeniyle davalı idarece vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkansızlığı koşulunun ortaya konulamadığı, usulüne aykırı tebligatlar nedeniyle şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tarh zamanaşımına uğradığı, bu şekilde zamanaşımına uğrayan amme alacaklarının şirketten tahsiline imkan olmadığı, şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan da dava konusu ödeme emri ile istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu aşamada kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin ihtilafın incelenmesinde, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ihbarnameye gidilemeyeceği hususu açıktır.
Bu durumda, davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği yukarıda belirtilen borçlar dışındaki borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilip tüketilmediği, tahsil imkansızlığının ortaya koyulup koyulmadığı hususları araştırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu ödeme emrinin … plaka numaralı alacaklara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin geriye kalan alacaklara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının kısmen bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Asıl amme borçlusu şirket borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin içeriği olan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususunun muhtar ve tebliğ memuru nezdinde tutulan 22/10/2010 tarihli adres tespit tutanağı ile tespit edildiği, bunun üzerine ilanen tebligat cihetine gidildiği görülmüştür.
Bu durumda ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin ilanen tebliğine ilişkin kanunun aradığı şartlarının oluştuğu görüldüğünden, ilanen tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve diğer hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.