Danıştay Kararı 4. Daire 2019/5726 E. 2022/7002 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/5726 E.  ,  2022/7002 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5726
Karar No : 2022/7002

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Metal Çinko Galvaniz Mad. Met. Hurd. Al. Sat. İml. İth. İhracaat Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararda; davacının kanuni temsilci sıfatına istinaden adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin; ….,….,….,….,…. sıra numaralı kısımlarına bakıldığında; davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonraki dönemlere ilişkin şirket vergi borçları olduğu görüldüğünden, söz konusu borçların davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uygunluk görülmediği; … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve… sayılı ödeme emrinin 2. sıra numaralı kısmı incelendiğinde; bu kısımlarda yer alan vergi borçlarının öncelikle şirketten tahsili için şirket adına …. ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve sırasıyla 12/12/2005 ve 20/03/2006 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, her ne kadar bu ödeme emirlerinin sayısı ile tebliğ mazbatalarında gösterilen tebliğ edilecek evrakın sayısı uyuşmasa da; davalı idarece bu durumun sistem değişikliğinden kaynaklandığının açıklanması ve ödeme emirlerinin tarihlerinin tebliğ mazbatalarında gösterilen tebliğ edilecek evrakın tarihleri ile uyumlu olması dikkate alındığında, idarece sunulan tebliğ alındılarının ilgili ödeme emirlerine ait olduğunun anlaşıldığı, vergi borçlarına ilişkin şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği ile kesilen ve yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı sürelerinin bu kez 13/05/2008 tarihinde şirketin … plakalı aracına uygulanan haciz işlemi ile kesildiği, 2009 yılının başından itibaren yeniden işlemeye başlayarak 31/12/2013 tarihinde dolduğu, davalı idarece dosyaya bu süre içerisinde zamanaşımının durduğuna yahut kesildiğine ilişkin ispatlayıcı bilgi ve belge sunulamadığı, öte yandan davalı idarece uyuşmazlıkta, 2010, 2011, 2014, 2018 yıllarında cüzi miktarda ödeme yapıldığı ve buna göre zamanaşımı sürelerinin kesildiği kabul edilerek takibe devam edildiği görülmüşse de, bu ödemelerin çok cüzi olmaları ve borçlu aleyhine olacak şekilde tahsil zamanaşımı süresinin kesilmesi neticesini vermeleri nedeniyle borçlu tarafından kendi özgür iradesiyle gerçekleştirilen ve borçtan kurtulma gayesi ile yapılan rızai ödemeler olarak değerlendirilemeyeceği, davalı idarenin verdiği cevapta bu tahsilatların kimin tarafından ödendiğinin belirtilmediği de dikkate alındığında sırf zamanaşımı süresinin kesilmesi amacıyla temsili rakamlarla tahsilat makbuzu düzenlendiği, söz konusu ödemelerin de zamanaşımı kesme bakımından bir anlam ifade etmediği ve 31/12/2013 tarihine kadar tahsil edilmemiş, zamanaşımına uğrayan vergi borçlarına ilişkin olan … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2. sıra numaralı kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kalan kısımları incelendiğinde; içeriği vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili için çeşitli ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirlerinin tebliğ mazbatalarında alıcı imzası bulunmakla beraber tebliğ yapılan kişinin ad, soyad ve şirketle ilişkisinin ne olduğuna dair gerekli şerhlerin bulunmadığı; anılan ödeme emri içeriğinde yer alan ve vade tarihi 2006 takvim yılına rastlayan vergi borçları için 2007 takvim yılının başından itibaren işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı sürelerinin 31/12/2011 tarihinde dolduğu, yukarıda yer alan aynı gerekçeler ile bu vergi borçlarına ilişkin olarak yapılan muhtelif tarihlerdeki cüzi ödemelerin de zamanaşımını kesmeyeceği; davacı adına düzenlenen … tarih ve…,… sayılı ödeme emirlerine gelince; içeriklerinde yer alan vergi borçlarının öncelikle şirketten tahsili için şirket adına … ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek şirketin işyeri adresinde 11/08/2015 ve 18/08/2015 tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak şirketin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, bu tarih itibariyle tüzel kişiliği sona eren şirket adına tebliğ yapılması mümkün olmadığından; zamanaşımına uğrayan vergi borçlarına ilişkin olan dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı adına düzenlenen .. tarih ve … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının öncelikle şirketten tahsili için şirket adına … sayılı ödeme emrinin düzenlenerek şirketin işyeri adresinde 18/08/2015 tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak şirketin 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, bu tarih itibariyle tüzel kişiliği sona eren şirket adına tebliğ yapılması mümkün olmadığından; asıl borçlu şirket adına düzenlenen …sayılı ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği; anılan ödeme emirleri içeriğinde yer alan ve vade tarihleri 19/02/2010 olan vergi borçları için 2011 takvim yılının başından itibaren işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı sürelerinin 31/12/2015 tarihlerinde dolduğu, davalı idarece dosyaya bu süre içerisinde zamanaşımının durduğuna yahut kesildiğine ilişkin ispatlayıcı bilgi ve belge sunulamadığı zamanaşımına uğrayan vergi borçlarına ilişkin olan dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin …., …., …. ve …. sıralarında yer alan amma alacaklarında bu gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare tarafından istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.