Danıştay Kararı 4. Daire 2019/603 E. 2022/3972 K. 13.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/603 E.  ,  2022/3972 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2019/603
Karar No : 2022/3972

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı mükelleflerden … Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin mükellefin sahte fatura düzenleyicisi olduğunun kabulü için hukuken yeterli tespitler içermediğinden yapılan cezalı tarhiyatta ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2010 takvim yılı hesap ve işlemlerinin sahte fatura kullanma yönünden incelenmesinin istenildiği, düzenlenen vergi inceleme raporuyla davacının bir kısım alışlarının sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelere dayandığının tespit edilmesi üzerine bu belgelerdeki katma değer vergisi indirimlerinin reddedilerek 2010/11 dönemi için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik İnşaat Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; 09/06/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellef hakkında sahte belge kullanmaktan 47 adet inceleme emri düzenlenmesi üzerine 2010, 2011 ve 2012 yılları defter ve belgelerinin incelemeye ibrazının istendiği, şirkete ve kanuni temsilcisine defter belge ibraz yazısının tebliğ edilemediği, muhtasar beyannamelerine göre 1 ilâ 8 işçi çalıştırdığı, 2010 yılındaki Ba bildiriminin 13.992.070,00-TL olduğu, alışlarının %85’i, hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden olduğu, bu oranın hakkında olumsuz tespitler bulunan mükellefler de eklendiği zaman %99 olduğu, buna karşılık mükellefe mal satanların bildiriminin 5.656.467,00-TL olduğu, 2011 yılındaki Ba bildiriminin 14.144.391,00-TL olduğu, alışlarının %70’i, hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden olduğu, bu oranın hakkında olumsuz tespitler bulunan mükellefler de eklendiği zaman %95 olduğu, buna karşılık mükellefe mal satanların bildiriminin 3.868.061,00-TL olduğu, 2012 yılındaki Ba bildiriminin 3.133.225,90-TL olduğu, alışlarının %81’i, hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden olduğu, bu oranın hakkında olumsuz tespitler bulunan mükellefler de eklendiği zaman %90 olduğu, buna karşılık mükellefe mal satanların bildiriminin 220.927,00-TL olduğu, 2010 Bs bildiriminin 14.168.179,00-TL olduğu, buna karşılık mükelleften mal alanların bildiriminin 13.108.792,00-TL olduğu, 2011 Bs bildiriminin 14.262.551,00-TL olduğu, 2012 Bs bildiriminin 3.204.490,00-TL olduğu, buna karşılık mükelleften mal alanların bildiriminin 2.901.242,00-TL olduğu,
tahakkuk eden 8.917.474,09-TL vergi aslının 220.397,53-TL’sinin ödendiği, mükellefin herhangi bir araç ve taşınmazının olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluk olduğu, anılan mükellef tarafından yapılan alımların büyük bir kısmının sahte fatura düzenleyicisi şirketlerden yapıldığı, tahakkuk eden vergilerin büyük bir kısmının ödenmediği göz önüne alındığında, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal veya hizmet teslimi karşılığında düzenlenmediği sonucuna ulaşıldığından davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.