Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6560 E. , 2022/5056 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6560
Karar No : 2022/5056
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına …Turizm Gıda İnş. Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; şirket adına düzenlenen … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin 10/0972008 tarihinde şirket adresinde kanuni temsilciye tebliğ edildiği, … tarih ve …sayılı, … tarih ve …sayılı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 02/04/2009 tarihinde kim olduğu anlaşılamayan şahsa tebliğ edildiği, dava konusu ödeme emrinin ise 6183 sayılı Kanun’da belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinden çok sonra 12/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve dosyaya sunulan belgelerden zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinden … tarih ve …sayılı ödeme emrinde tahsil zamanaşımı nedeniyle hukuka uyarlık görülmediği,…tarih …sayılı ödeme emrinin …, …, …, …ile …sayılı kısımları açısından; şirket adına düzenlenen … tarih ve …-…sayılı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak 26/02/2018 ve 19/04/2018 tarihli ara kararlar ile tebliğ alındılarının ve ne şekilde tebliğ edildiği sorulmasına rağmen, tebliğ alındılarının ibraz edilemediği görülmüş olup, alacakların nasıl kesinleştirildiği ispatlanamadığı anlaşıldığından bu kısımlara ilişkin düzenlenen ödeme emrinde de hukuka uyarlık görülmediği, 31/01/2018 tarih …sayılı ödeme emrinin …, …, …sayılı kısımları için: olayda, dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği söz konusu borçların tahsili cihetiyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen… tarih ve …,…sayılı ödeme emirlerinin, 02/04/2009 tarihinde şirket adresinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmekteyse de; dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı yasada belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinden çok sonra 12/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği ve dosyaya sunulan belgelerden zamaaşımını kesen bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinden dava konusu … sayılı ödeme emrinin …, …, …sayılı kısımlarında tahsil zamanaşımı nedeniyle hukuka uyarlık görülmediği, … tarih …sayılı ödeme emri için ise olayda, dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği borcun tahsili cihetiyle şirket adına … tarih ve …sayılı ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği görülmekle birlikte, ilanen tebliğ öncesinde muhatabın adreste bulunmama halinin tespitinin, 213 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut zabıta huzurunda ve anılan şahıslarca ilmuhabere imza atılmak suretiyle yapılmadığı, bu sebeple, ilanen tebligat öncesinde adreslerde bulunamama halinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanak haline getirilmediği anlaşılmakla; şirket adına yapılan söz konusu tebligatın hüküm ifade etmediği, bu durumda; asıl borçlu şirket adına düzenlenen 08/10/2010 tarih ve …sayılı ödeme emrinin ilanen tebliği için gereken hususların yerine getirilmediği görülmekte olup, şirket adına usulüne uygun şekilde kesinleşmiş ve tahsili şirketten olanaksız hale gelmiş bir vergi borcundan söz edilemeyeceğinden kanuni temsilci sıfatı ile davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu sebeple, hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı sayılı ödeme emri açısından ise şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, ancak kamu alacaklarının ilanen tebliğinden önce şirketin bilinen adreslerinde posta yolu ile tebliğ edilemediğinin ortaya konulması bakımından 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde belirtilen kişilerin imzası alınmak suretiyle oluşturulması gereken tutanakların dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun bir şekilde ödeme emri tebliğ edilerek kesinleştirildiği hususu davalı idarece ispat edilemediğinden dava konusu ödeme emrinin anılan kısımlarında açıklanan gerekçe ile hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusunun kesinleşen ve ödenmeyen borçlarından dolayı mal varlığı araştırmasına rağmen tahsil edilemeyen vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen vergi ceza ihbarnameleri ve şirketin kendi beyanından kaynaklanan vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı ve müdürü davacı hakkında tanzim edilen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.