Danıştay Kararı 4. Daire 2019/6758 E. 2022/4788 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/6758 E.  ,  2022/4788 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6758
Karar No : 2022/4788

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, banka hesaplarına …, … ve … sayılı bildirilerle uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … sayılı haciz bildirisine ilişkin ihtiyati haciz yönünden; davacı hakkında ihtiyati haciz kararının gerekçesi olarak yer verilen 6183 sayılı Kanun’un 13/1. bendindeki 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip haller ile 3. bendindeki borçlunun kaçtığı veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimallerinin bulunduğu hususunun davalı idarece ispatlanamaması ve bu konuda somut bir tespitin bulunmaması karşısında dava konusu işlemin belirtilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, … ve … sayılı haciz bildirisine ilişkin ihtiyati haciz yönünden; söz konusu işlemlerin … tarihinde kayda giren ve dilekçe ret kararı verilen Mahkemelerinin E:… K:… sayılı dosyasındaki davanın açılmasından önce 07/08/2017 tarihinde davalı idare tarafından iptal edildiği, ancak idarenin yeni durumdan davacıyı haberdar ettiğini tevsik etmemesi karşısında dava açılmasına sebebiyet verdiği, bu haliyle davanın açıldığı tarih itibarıyla mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı açısından dava konusu edilebilir, kesin ve yürütülmesi gerekli bir idari işlem bulunmadığından bahse konu haciz bildirilerine ilişkin ihtiyati hacizle ilgili davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, … Tekstil İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin tasfiyesinin tamamlanması üzerine şirket yetkilisi olan davacı nezdinde haciz bildirilerinin düzenlendiği, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, anılan raporda tespit edilen re’sen tarhı gereken vergi ve cezalar için davacı hakkında ihtiyati tahakkuk ve haciz kararı alındığı ve uygulandığı, tahsil olunmaya çalışılan amme alacağını güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde işlem tesis edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, öte yandan mahkemece davanın kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayda, davalı idarece vergi borcunun toplam tutarının yüksek olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı alındığı, öte yandan dava konusu işlemin dayanağını olan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davada verilen kısmen kabul kısmen ret kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/09/2022 tarih ve E:2020/1979, K:2022/4787 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği ve bu haliyle vergi borcunun büyük oranda ortadan kalktığı dikkate alındığında temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu .. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Davacı tarafından, banka hesaplarına 2017/…, 2016/… ve 2015/… sayılı haciz bildirilerle uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 24. maddesinde, kararlarda bulunacak hususlar sayılarak, kararlarda kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer almasının zorunlu olduğu kurala bağlanmış; aynı Kanun’un “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır.
Danıştay’ın kimi kararlarında belirtildiği gibi, yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuçtur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasa’nın, hem de yargılama hukukunun ilkelerinden olup, adil yargılanma hakkının bir gereği olan gerekçeli karar hakkının da güvencesini oluşturmaktadır.Gerekçe, hakimin, önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak saptadığı maddi olaylar ile verdiği hüküm arasındaki hukuki değerlendirmedir. Başka bir deyişle gerekçe, maddi olaylar ile hüküm fıkrası arasındaki köprüdür. Gerekçe, aynı zamanda kararın hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine de olanak tanır. Yargı kararlarının mutlaka gerekçeli olması gerektiği yolundaki ilkenin amacı da budur. Bunun yanında kararda, hakimi uyuşmazlığın çözümünde tek başına yargıya götürmeye yeterli bir gerekçe gösterilmiş iken, farklı ikinci bir gerekçeye daha dayanılması, yargı yerinin ilk gerekçeye ve bu gerekçenin sonucu olan yargıya güvensizliğini gösterdiği gibi tarafların aralarındaki uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulduğu konusundaki inançlarını da zedeleyecektir. Ayrıca bu durum hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık teşkil edecektir. Öte yandan, birden fazla ve farklı gerekçeyle karar verilmesi, temyiz merciince, kararın ve dayanağı gerekçenin hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasını güçleştirecektir (Danıştay Yedinci Daire, 30/03/2006 tarih ve E.2004/282, K.2006/1032; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 13/10/2021 tarih ve E.2020/68, K.2021/1308 sayılı kararları).
Bakılmakta olan davada Mahkemece, … sayılı haciz bildirisine ilişkin ihtiyati haciz yönünden; vergi incelemesi sonuçlandıktan ve vergi ceza ihbarnameleri düzenlendikten sonra ihtiyati haciz kararı alınmasının hukuka aykırı olduğunu tespit ettikten sonra ayrıca bu kez davacı hakkında ihtiyati haciz kararının gerekçesi olarak yer verilen 6183 sayılı Kanun’un 13/1. bendindeki 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip haller ile 3. bendindeki borçlunun kaçtığı veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimallerinin bulunduğu hususunun davalı idarece ispatlanamadığı ve bu konuda somut bir tespitin bulunmadığından hareketle belirtilen ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, iki farklı gerekçeye dayanılarak dava konusu … sayılı haciz bildirisine ilişkin ihtiyati haczin kaldırılması yargılama hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine atıf yapılmak suretiyle verilen karara katılmıyorum.