Danıştay Kararı 4. Daire 2019/6767 E. 2022/5811 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/6767 E.  ,  2022/5811 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6767
Karar No : 2022/5811

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına Tas. Hal. … Mağazacılık Turizm Gıda San. ve Tic. AŞ’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … , … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, … sıra numaralı kalemlerinde yer alan alacaklara ilişkin, davacının 20/08/2003 ila 02/09/2005 tarihleri arasında şirket yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olduğu, söz konusu vergi alacakları için beyanname verme ve vade tarihi itibarıyla şirket yöneticisi sıfatı bulunmayan davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, geriye kalan kalemlerinde yer alan alacaklara ilişkin ise, alacakların dayanağı cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda mahkeme kararları üzerine iki numaralı ihbarnamelerin düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine takip işlemlerine geçilerek asıl amme borçlusu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek 07/03/2012 ve 06/12/2012 tarihlerinde tebliğ edildiği, bu tarihlerden sonra tahsil zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunduğuna dair davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından davacı adına 02/04/2018 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin bu kısımlarında da alacakların tahsil zamanaşımına uğraması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, Mahkeme kararı üzerine kesinleşen alacağın asıl amme borçlusu şirketten tahsili için düzenlenen 30/10/2013 tarih ve 9 sayılı ödeme emrinin 07/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda tahsil edilemeyen alacağın kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.” hükmü yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun’un 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emrinin tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, yukarıda belirtilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde tahsil zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rasladığı amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin 27/07/2018 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren ara karar cevabı üst yazısı ekinde e-haciz bildirisi düzenlenen mükellefler listesinde Tas. Hal. … Mağazacılık Turizm Gıda San. ve Tic. AŞ adına Marmara Kurumlar Vergi Dairesi tarafından 2015 ve 2017 tarihlerinde haciz bildirisi düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında e-haciz bildiri listesinde belirtilen haciz işlemlerinin mahiyeti ve e-haciz işleminin … nolu ihbarnameden sadır olduğu anlaşılan dava konusu amme alacağına etkisinin Mahkemece istenilecek bilgi ve belgeler ışığında araştırılması suretiyle yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.