Danıştay Kararı 4. Daire 2019/6770 E. 2022/5942 K. 31.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/6770 E.  ,  2022/5942 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6770
Karar No : 2022/5942

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Metal San Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmemiş vergi borçlarının tahsilini teminen kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, … no’lu ödeme emirlerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirleri içeriği borçların ödenmesi için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 29/03/2010 tarihinde tebliğ edildiği, 31/12/2015 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımı süresi dolmuş bulunan amme alacaklarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin incelemesinden; tahakkuklardan … plaka numaralı 2009/1 dönemi vergi ziyaı cezasının dayanağı ihbarnamenin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borcun tahsil edilmemesi üzerine kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … plaka numaralı tahakkukun beyan üzerine düzenlendiği şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evraklarının ve tutanakların dosyada bulunmadığı, bu plaka açısından kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, …, …, …, nolu tahakkukların mükellefin beyanına istinaden düzenlendiği, şirketin 6111 sayılı yasadan yararlanarak matrah artırımında bulunduğu, yapılandırılan vergi borçlarının ödenmemesi üzerine, 2012, 2013 ve 2014 tarihlerde şirkete ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ancak borcun ödenmemesi üzerine kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından düzenlenen ödeme emrinde bu plakalar açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, …, … plaka nolu alacağın kaynağının mükellefin beyanına istinaden düzenlendiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak alacağın tahsil edilemediği anlaşıldığından amme alacaklarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu plakalar açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, … plaka nolu tahakkuka ilişkin şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evraklarının ve tutanakların dosyada bulunmadığı, bu plakalar açısından kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, … ve … sayılı ödeme emrinin incelemesinden; ödeme emri içeriği alacakların asıl borçlu şirkete usulüne uygun şirkete tebliğ edildiği ancak alacağın tahsil edilemediği anlaşıldığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin incelemesinden; ödeme emrinin şirketin ticaret sicilinden silinmek suretiyle tüzel kişiliği son bulduktan sonra şirkete tebliğ edildiği, şirketin ise 19/01/2016 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden silindiği, sicilden silindikten sonra yapılan tebligatın hüküm ifade etmediği gözönüne alındığında, söz konusu borcun usulüne uygun olarak kesinleştiğinin ortaya konulmadığı bu nedenle borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin incelemesinden; 1-41 ve 44, 54, 55, 56 sıra numaralı tahakkuklara ilişkin şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evraklarının ve tutanakların dosyada bulunmadığı bu çerçevede davacı adına düzenlenen işbu ödeme emrinde yer alan borçlara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından bu plakalar açısından kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, 42, 43, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53 sıra plakalı alacakların ödeme emirlerinin şirketin tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden silindiği tarihten sonra tebliğ edildiği, sicilden silindikten sonra yapılan tebligatın hüküm ifade etmediği gözönüne alındığında, söz konusu borcun usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulmadığından, borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu plakalar yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin incelemesinden; 1-9 ve 20-22 sıra nolu plakalı alacaklara ilişkin ödeme emirlerinin şirketin ise 19/01/2016 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden silindiği tarihten sonra tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatın hüküm ifade etmediği gözönüne alındığında, söz konusu borcun usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulmadığından, borcun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu plakalar yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı,10-19 ve 23-32 sıra numaralı tahakkuklara ilişkin şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evraklarının ve tutanakların dosyada bulunmadığı, bu plakalar açısından kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; İstinaf başvurusuna konu kararın; … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleriyle, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1 ila 34. sırasındaki alacaklara ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusuna konu kararın dava konusu … tarih … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına yapılan başvuru yönünden; kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili için söz konusu ödeme emrinin düzenlendiği, asıl borçlu şirketin tasfiye edildiği ve 19/01/2016 tarihi itibariyle tüzel kişiliğinin kalmadığı, dava konusu ödeme emri içeriği borç için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra 28/01/2016 ve 25/10/2016 tarihlerinde şirkete tebliğ edildiği, tebliğin yapıldığı tarihte şirket ticaret sicilinden resen silinmiş olduğundan ödeme emri tebliğinin hukuki bir değeri bulunmamakla birlikte, usulüne uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş olan borç için kanuni temsilcinin takip edilebilmesi olanaklı olduğundan, şirketin tüzel kişilinin sona ermesinden önce 2015 yılında tahakkuk ettirilmiş olan borcun tahsili için düzenlenmiş bulunan söz konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … tarih … ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına yapılan başvuru yönünden; şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden önce usulüne uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş borcun tahsili için kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenebileceği, ancak söz konusu ödeme emri içeriği borçların tahakkunun şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra yapıldığı, dolayısıyla ödeme emri içeriği borcun usulüne uygun şekilde tahakkuk ettirildiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen gerekçe değiştirerek onanmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, tarh ve tahakkuk ettirilip kesinleştirilerek vadesinde ödenmeyen ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabetsizlik bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.