Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6771 E. , 2022/6084 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6771
Karar No : 2022/6084
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Sağlık Kompleksi Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılan davacının, 08/07/2014 tarih ve 8607 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 20/05/2014 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürlüğü görevinden ibra edilmesine ve yerine başka bir kimsenin şirket müdürü olarak atanmasına karar verildiğinden, davacının şirket müdürlüğünden ayrıldığı tarih olan 20/5/2014 tarihinden sonraki vade tarihli borçlardan ötürü sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, bu itibarla, davacının dava konusu ödeme emirlerinden, … tarih ve … ana takip nolu ödeme emirlerindeki borçlar ile … tarih ve … ana takip nolu ödeme emri muhteviyatı …… takip nolu borç kalemlerinden ötürü sorumluluğu bulunmadığından bu borçlara ilişkin ödeme emirlerinde hukuka uyarlık, … nolu ödeme emrinin kalan kısımları ile …tarih ve … nolu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde, kararın redde ilişkin kısmı yönünden ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kabule ilişkin kısmı ile …tarih … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinin …takip nolu borcu dışında kalan kısmına ilişkin ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
… tarih … sayılı ödeme emrinin …takip nolu borcu yönünden ise,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinde ise, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır. hükmüne yer verilmiştir.
Davacının 08/07/2014 tarih ve 8607 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 20/05/2014 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürlüğü görevinden ibra edilmesine karar verildiği, dolayısıyla ödeme emri içeriği 2013/1 dönemi özel usulsüzlük cezası borcu yönünden ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacının, söz konusu döneme ilişkin vergi borçları nedeniyle sorumluluğu bulunduğu açık olduğundan, ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin kısmı ile kısmen kabulüne ilişkin kısmının … sayılı ödeme emrinin … takip nolu borcuna ilişkin kısmı dışındaki kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … tarih … sayılı ödeme emrinin … takip nolu borcuna ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.