Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6778 E. , 2022/6256 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6778
Karar No : 2022/6256
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil İnşaat Gıda Matbaa Ajans Turizm ve
Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin ihbarnamelerin davacının bilinen adreslerine tebliğinin mümkün bulunmadığı ileri sürülerek ilanen tebliği yoluna gidildiği, ihbarnamelerin tebliğ edilmeye çalışıldığı adresin şirketin gerçek adresi olmadığı, yanlış adrese tebliğe çıkılmış olması dolayısıyla tarhiyat safhasına ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğinden dolayısıyla kesinleşmiş bir kamu alacağından söz etmenin mümkün olmadığı, ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ şekilde tebliğ edildiği hususunun davalı idarece ispatlanamadığı, ortada usulüne uygun tahakkuk etmiş vergi alacağından bahsedilemeyeceğinden kamu alacağının vadesinde ödenmediğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ :Vergi inceleme raporunda şirket adresi olarak “…Mah. … Sitesi … Ada … Blok NO:…Başakşahir/İSTANBUL” adresinin görüldüğü, şirket yetkilisi nezdinde tutulan tutanakta ise şirket yetkilisinin kaşesi altında “…Mah. … Sitesi … Ada … Blok NO:…Başakşehir/İSTANBUL” adresinin yer aldığı, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre de anılan adresin şirket adresi olarak göründüğü, kaldı ki vergi inceleme raporu davacıya tebliğ edilmediğinden adrese dair iddia veya itirazının da mümkün olamayacağı anlaşıldığından bu adresin şirketin gerçek adresi olduğunun anlaşıldığı, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin yanlış adrese tebliğ edilmeye çalışılmış olmasından dolayı düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan halinde, “Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur. Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir. Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır. Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur. Muhatap tebellüğden imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur.” hükmü yer almaktadır.
Dosyasının incelenmesinden, davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin …/…-…ve …/…, … sayılı ihbarnamelerin 05/05/2016 tarihinde davacı şirketin iş yeri adresine tebligata çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği, şirketin bilinen adreslerine tebligat yapılamadığından bahisle söz konusu ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103-106. maddeleri uyarınca ilan yoluyla tebliğ edildiği, amme alacağının kesinleştirildiğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada, Mahkemece dava konusu ödeme emri içeriği ihbarnamelerin “…Mah. …Sitesi … Ada … Blok NO:…Başakşehir/İSTANBUL” adresinde tebliğe çıkılmış olduğu, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre de şirketin gerçek adresinin “…Mah. … Sitesi … Ada … Blok NO:…Başakşehir/İSTANBUL” adresi olduğu, söz konusu ihbarnamelerin tebliğ edilmeye çalışıldığı adresin şirketin gerçek adresi olmadığı anlaşıldığı için usulüne uygun tahakkuk etmiş bir vergi alacağından bahsedilemeyeceğinden düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiş ise de, ihbarnamelerin dayanağı …tarih ve …sayılı vergi inceleme raporunda “…Mah. … Sitesi …Ada … Blok NO:… Başakşehir/İSTANBUL” adresinin şirket adresi olarak belirtildiği, 20/05/2015 tarihinde mükellef kurum yetkilisinin de imzası ile bu hususun tutanak altına alındığı, buna ilişkin kurum yetkilisinin iddia ya da itirazının bulunmadığı anlaşıldığından anılan adresin şirket gerçek adresi olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece şirkete adına düzenlenen ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği gibi işin esasını ilgilendiren hususlar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.