Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6871 E. , 2022/5729 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6871
Karar No : 2022/5729
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ortağı olduğu … Yapı İnş.Tur.Mimarlık Mühendislik San.ve Tic.Ltd Şti.’ne ait borçların şirketten tahsil edilemediğinden bahisle tanzim ve tebliğ edilen … tarihli ve …-…-…-… sayılı ödeme emirlerinin 2010 yılı cezalı katma değer vergisi, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl amme borçlusu … Yapı İnş.Tur.Mimarlık Mühendislik San.ve Tic.Ltd Şti.’ne davacının 31/08/2010 tarihinde ortak olarak girdiği, davacının şirketteki hissesini, Bakırköy 11.Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye numaralı işlemiyle … isimli şahsa devrettiği,devir işleminin 31/05/2012 tarih ve 8080 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığı görülmüş olup, dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun dayanağı ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğiyle şirket adına kesinleşen alacağın şirket tarafından vadesinde ödenmediği ve şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılarak şirket hakkında yapılan takibin usulüne uygun şekilde tamamlandığı görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun uyarınca şirket hisselerini devreden ve devralan şahısların müteselsil sorumlu olacağı hükmü uyarınca, şirkete ait borçlar nedeniyle, borçların doğduğu dönemde davacının sorumlu olması sebebiyle takip edilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin dava konusu edilen kısmının dayanağını oluşturan vergi/ceza ihbarnamelerinin, 25/02/2015 tarihinde düzenlendiği ve borcun vadesinin 14/06/2015 tarihine rastladığı, yine … tarihli ve … sayılı ödeme emri içeriği borcun vadesinin de 27/02/2016 tarihine rastladığı, dolayısıyla söz konusu borçların şirketin tüzel kişiliğinin son bulmasından sonra tarh ve tebliğinin yapılmış olması nedeniyle, asıl borçlu hakkında usulüne uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş borç bulunmadığından, davacı adına bu borcun tahsili için şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği; … tarihli ve … sayılı ödeme emrinde dava konusu edilen borçların vadesinin 2010 yılına rastladığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2010 ve 2011 yıllarında tebliğ edildiği, şirketin 10/03/2011 tarihli başvurusuyla kesinleşmiş tüm vergi borçlarının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılması talebinde bulunduğu ve borcun yapılandırıldığı, her ne kadar şirketin 28/11/2016 tarihli başvurusuyla kesinleşmiş tüm vergi borçlarını 6736 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğuna ilişkin dava dosyasına başvuru dilekçesi örneği sunulmuşsa da, şirketin 18/02/2015 tarihi itibariyle tüzel kişiliği kalmamış olduğundan, şirketin borçlarının bu tarihten sonra yapılandırılması ve yapılandırmanın hukuken sonuç doğurması mümkün olmadığından tahsil zamanaşımının işlemesine bir etkisinin bulunamayacağı, bunun dışında tahsil zamanaşımını kesen başka bir neden de bulunmadığından, bu borcun 31/12/2016 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığı ve söz konusu ödeme emrinin tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra davacıya tebliğ edildiği; … tarihli ve … sayılı ödeme emrinde dava konusu edilen borçların vadesinin 2011 yılına rastladığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2016 yılında asıl borçlu şirketin tüzelkişiliği sona erdikten sonra şirkete tebliğ edildiği ve tahsil zamanaşımının işlemesine bir etkisinin bulunmadığı, herne kadar şirketin 28/11/2016 tarihli başvurusuyla kesinleşmiş tüm vergi borçlarını 6736 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğuna ilişkin dava dosyasına başvuru dilekçesi örneği sunulmuşsa da, şirketin 18/02/2015 tarihi itibariyle tüzel kişiliği kalmamış olduğundan, şirketin borçlarının bu tarihten sonra yapılandırılması ve yapılandırmanın hukuken sonuç doğurması mümkün olmadığından tahsil zamanaşımının işlemesine bunun da bir etkisinin bulunamayacağı, bunun dışında tahsil zamanaşımını kesen başka bir neden de bulunmadığından, bu borcun 31/12/2016 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığı ve söz konusu ödeme emrinin tahsil zamanaşımı süresi dolduktan sonra davacıya tebliğ edildiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, … Vergi Mahkemesi’nin istinaflara konu edilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı idare istinaf başvurusunun ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.