Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/692 E. , 2022/5642 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/692
Karar No : 2022/5642
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Davacı adına, … Tarım Petrol Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … , … tarih ve … ila … , … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağı, asıl borçlu şirket tarafından 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmadan sonra ödenmeyen vergi borçlarının nitelik değiştirerek yeni bir borç haline geldiği için şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeden doğrudan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediği, … tarih ve … ve … sayılı, … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin dava tarihinden önce iptal edildiğinden incelemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirket tarafından 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı halde ödenmeyen vergi borçları ödenmediğinden yapılandırmanın 12/12/2012 tarihinde iptal edildiği, o tarihte faal olan şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan şirket adına kayıtlı araç üzerine haciz konulduğu ve bu haliyle konulan haciz işleminin zamanaşımını kesmeyeceğinden, 2011 yılında yapılandırma başvurusunun yapıldığından en son 31/12/2016 tarihine kadar davacıdan tahsili mümkün olan kamu alacağına ilişkin ödeme emirleri davacıyı temsile yetkili olmayan kişiye tebliğ edildiği, ödeme emirlerinden zaman aşımı süresi geçtikten sonra 01/03/2017 tarihinde haberdar olduğu görüldüğünden, kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı ve istinafa konu edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan borcun ödenmediğinden takibe kalınan yerden devam edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 102. maddesinde, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı; 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza Mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı süresinin başlangıcının yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı süresi başlangıcının teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 16/03/2011 tarihinde vergi borcunu 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Yasadan faydalanarak yapılandırdığı, asıl borçlu şirket adına kayıtlı bulunan … plakalı araç üzerine 20/12/2012 tarihinde haciz şerhinin işlendiği görülmüştür.
Sürece bakıldığında, amme alacağının ödeme planına bağlandığı 16/03/2011 tarihinde zamanaşımı kesildiğinden zamanaşımının 2011 yılını takip eden 2012 yılında yeniden işlemeye başladığı ve amme alacağının, 31/12/2016 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğrayacağı, bu süre içinde 20/12/2012 tarihinde şirket adına kayıtlı bulunan … plakalı araç haciz tatbiki üzerine zamanaşımı tekrardan kesildiğinden, 2012 yılını takip eden 2013 yılında işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin 5. yılın tamamlandığı 31/12/2017 tarihi itibariyle alacağın tahsil zamanaşımına uğrayacağı, bu tarihten önce davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 01/03/2017 tarihinde haberdar olunduğundan tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
… Tarım Petrol Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait vergi borçlarının şirkete vekil olarak tayin edilen … tarafından 16/03/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanundan faydalanılarak yapılandırıldığından yeniden vadelendirilen borçların, artık hukuk aleminde yeni bir hukuksal kimliğe büründüğü, asıl borçlu şirket adına yeniden takip yapılarak, kamu alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde ikinci dereceden sorumlu olan davacı adına takip yapılması gerektiği sonucuna varıldığından Vergi Dava Dairesi kararı hukuka uygun bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.