Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6948 E. , 2022/5367 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6948
Karar No : 2022/5367
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- …
VEKİLİ : Av….
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem :Davacı tarafından,… İnşaat Alüminyum Gıda Turizm Yapı Malzemeleri Besicilik ve Madencilik Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …/…, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … tarih ve …/… sayılı ödeme emri yönünden, tahsil olunmak istenilen amme alacağının davacının kanuni temsilciliğinin devam etmiş olduğu döneme ilişkin olduğu, vergi borcunun ise şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporları ile sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura kullanımı hususunun tespiti nedeniyle düzenlenen ihbarnamelerden kaynaklandığı, zamanaşımına uğramayan bu borcun asıl borçlu olan şirketten tahsil imkanın kalmadığı ve şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de ihtilafsız kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen bu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2017/2 sayılı ödeme emri yönünden de, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacının kanuni temsilcilik yaptığı söz konusu dönemlerde vergi inceleme raporları ile sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura kullanımı fiili nedeniyle cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen bu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince;… tarih ve …/… sayılı ödeme emrinin iptali istemini reddeden Mahkeme kararına yönelik iddiaların, kararın buna ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; … tarih ve …/… sayılı ödeme emri yönünden ise, ödeme emri içeriğinin 2010/6, 7, 10 dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluştuğu ve dayanağı olarak … tarih ve … sayılı ödeme emrinin sehven gösterildiği, dosyaya sunulan … tarih ve …/… sayılı ödeme emrinin tebliği amacıyla kanuni temsilcinin ikametgah adresi olan ”…” adresinde düzenlenen 04/10/2018 tarihli tebliğ alındısında; ”adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliği evrak çıkış merciine iade edildiği” hususunun tutanak altına alınarak imza edildiği, mernis adresine ikinci kez gönderilen 01/11/2018 tarihli tebliğ alındısında da; ”muhatap adresinin dağıtım saatlerinde kapalı olması sebebiyle tebliğ evrağının gönderildiği idareden alınabileceğini içeren pusulanın adresin kapısına yapıştırıldığının ve evrakın çıkış merciine gönderildiğinin” şerh edildiği ve dağıtıcı ile mahalle muhtarı tarafından imzalandığı görüldüğünden, kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin ise bu tarihten önce 13/11/2017 tarihli olduğu anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacının takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin usulsüz olduğu, şirket malvarlığı yönünden yeterli araştırmanın yapılmadığı belirtilerek, Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek, Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.