Danıştay Kararı 4. Daire 2019/710 E. 2022/4247 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/710 E.  ,  2022/4247 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/710
Karar No : 2022/4247

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Grup Turizm Otelcilik Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/3 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı bir kısım firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Ostim Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Met. Mad. Nak. Oto. Kağ. Ve Kart. Paz. İç ve Dış San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı Ostim Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Met. Mad. Nak. Oto. Kağ. ve Kart. Paz. İç ve Dış San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin tuğla, kiremit, briket, kaldırım taşı vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyetiyle iştigal ettiği, defter belge isteme yazısının mükellefe ulaşılamaması nedeniyle tebliğ edilemediği, şirket müdürünün adresine 30/06/2014 tarihli defter belge isteme yazısının gönderildiği ancak mükellefe ulaşılamaması nedeniyle tebligat yapılamadığı, mükellefin 09/10/2009 tarihinde yapılan tescil ile faaliyete başladığı, 02/12/2013 tarihli hisse devri ile bütün hisselerin …’ye ait olduğu, 03/11/2009 tarihinde yapılan yoklama ile iş yerinin 1000 m2 ve kira olduğu, inşaat malzemesi, çelik malzeme toptan satışı yapılacağı, kanuni defterlerin tasdik ettirildiği, kayıtlı menkul ve gayrimenkul bulunmadığı, 11/11/2009 tarihli salt yoklama memurunun imzasını taşıyan yoklama ile iş yerinin kapalı olduğu, 19/11/2009 tarihli yoklama ile adreste … Demir Kömür Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği, 15/02/2010 tarihli yoklama ile … Demir Kömür Ltd. Şti.’nin iş yerinin üst katında faaliyetine devam ettiği, işçi çalıştırılmadığı, toptan demir, alçı, çimento satışı yapıldığı, 11/03/2010 tarihinde şirket ortağı …’un ikamet adresinde yapılan yoklamada şahsın adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği, 14/12/2010 tarihli yoklama ile mükellefin adreste faal olduğu, toptan demir, çelik, inşaat malzemeleri alım satım işi yapıldığı, stoklu çalışılmayıp sipariş üzerine çalışıldığı, araç, depo ve şube bulunmadığı, binanın 3 katlı olduğu, 1700 TL olan kiranın 400 TL’sinin alt kiracı olan … Demir Kömür Ltd. Şti. tarafından ödendiği, 4 işçi çalıştırıldığı, muhasebecisinin … olduğu, iş yerinin giriş katında muhtelif inşaat malzemelerinin bulunduğu, ikinci katta … Demir Kömür Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği, üçüncü katında ise mükellef şirketin ofis kısmının olduğu, 03/03/2011 tarihli yoklama ile toptan ve perakende inşaat malzemeleri ve demir satışı yapıldığı, iş yerinde üretim yapılmadığı, şube, depo bulunmadığı, 8 işçi çalıştırıldığı, 14/07/2011 tarihli yoklama ile faaliyete devam edildiği, toptan demir, hurda demir, inşaat malzemesi alım satım işi yapıldığı, 8 işçi çalıştırıldığı, 25/04/2012 tarihli yoklama ile iş yerinin sürekli kapalı olduğu, üç aydır gelen giden olmadığı, 22/03/2012 tarihli dilekçe ile yeni iş yeri adres değişikliğinin bildirildiği, 10/04/2012 tarihinde yeni adreste yapılan yoklama ile mükellefin irtibat bürosu faaliyetinin devam ettiği, şirket müdürü …’ın en kısa zamanda adres değişikliğinin yapılarak irtibat bürosu adresine nakledileceğini beyan ettiği, 24/03/2013 tarihinde yapılan yoklama ile adreste başka bir şirketin faaliyet gösterdiği ve mükellefin tanınmadığı, aynı adreste 23/08/2013 yapılan yoklama ile adresin sürekli kapalı olduğu, mükellefin adresten yaklaşık bir yıl önce ayrıldığının beyan edildiği, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin defter ve belgelerin tasdik ettirildiği, ba bs bildirimleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, 2012 ve 2013 yılında Ba Bs bildiriminde bulunmadığı, 2009/10,11,12 dönemlerine ilişkin kdv beyannamelerinin matrahsız olarak verildiği, 2010/1 döneminden itibaren yüksek mahtrahlı beyanlar verildiği ancak ödenecek kdv tutarlarının düşük olduğu, 2010/11,12 dönemlerinde beyan edilen matrahın önceki dönemlerde beyan edilen matrahlara göre 2-3 kat fazla olduğu ve bu dönemlerde de ödenecek kdv’nin düşük olduğu, 2011/12 döneminde 1.507.480,50 TL hasılat beyan edilmesine rağmen 2012/1 döneminden itibaren matrahsız beyannameler verildiği, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken 203.649,61 TL vergi borcunun bulunduğu, mükellef kurum ortaklarının başka şirketlerde de ortaklıklarının bulunduğu, 2010 yılındaki mal ve hizmet alımlarının %99’unun, 2011 yılında ise %88’inin sahte belgelerden oluştuğu, mükellefin kredi kartı kullanarak yaptığı satışının bulunmadığı, kayıtlı taşıt ve gayrimenkulünün bulunmadığı, adres değişikliğinin beyan edileceği bildirilmesine rağmen böyle bir bildirime rastlanılmadığı, 09/10/2009-02/12/2013 tarihleri arasında şirket müdürü olan … ‘ın ortağı olduğu … Yapı Malz. Nak. İnş. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Demir Kömür Ltd. Şti. hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, şirket ortağı … ‘un … Demir Kömür Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olduğu, sadece 19/11/2009 tarihli yoklama ile iş yerinde 23.427,23 TL tutarında mal bulunduğunun tespit edildiği, ancak 2010 yılındaki hasılatın 35.447.129,00 TL, 2011 yılında ise 12.640.918,09 TL olduğu, kuruluş tarihinden itibaren düzenlenen faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, söz konusu mükellefin her ne kadar yoklamalarda faal görünse de iş yeri adresini genellikle başka firmalarla paylaştığı, ortak ve yöneticilerinin ortak olduğu diğer şirketler hakkında olumsuz tespitler bulunduğu, sermaye yapısı değerlendirildiğinde çok yüksek tutarlı ticaret hacmine ulaştığı, mevcut organizsayon ve sermaye yapısıyla yaklaşık 50 milyon TL’lik iş hacmini yakalamasının ticari teknik icaplar uyarınca mümkün olmadığı, söz konusu tutarda iş hacmine rağmen 3 yıl gibi kısa bir sürede ulaşılamaz hale geldiği ve vergisel ödevlerini yerine getirmediği, alışlarının tamamına yakını hakkında olumsuz tespitler bulunduğu dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.