Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7188 E. , 2021/6582 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7188
Karar No : 2021/6582
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca kesilen 2013/4, 7, 9, 10, 12 ve 2014/5, 12 dönemleri vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi amacıyla yasal defterlerinin incelemeye ibraz edilmesine ilişkin … tarih E.… sayılı defter belge isteme yazısının; davacının Kültür Mahallesindeki MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ancak davacının söz konusu adreste bulunamaması sebebiyle tebliğ edilemediği, bu hususun 31/10/2017 tarihli adres tespit tutanağı ile belirlendiği, aynı defter belge isteme yazısının davacının daha önceden iş yeri ve ikamet adresi olarak bildirdiği … Mahallesindeki adrese tebligata çıkarıldığı, söz konusu tebligatın 25/10/2017 tarihinde … Mahallesindeki adreste Tebligat Kanunu’nun 16. ve 22. maddeleri uyarınca davacının gelinine tebliğ edildiği, “vergilendirme ile ilgili belge” niteliğinde olan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanun’un tebliğ hükümlerine göre tebliğ edilmesi gereken defter belge isteme yazısının, davacının gelinine Tebligat Kanunu’nun 16. ve 22. maddelerine göre tebliğ edildiğinin kabul edildiği görüldüğünden, ortada 213 sayılı Kanun’un tebliğ hükümlerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş defter belge isteme yazısı bulunmadığı buna göre kanunda gösterilen usule göre istenmeyen defter belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle davacı tarafından indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının tüm indirimlerin reddi suretiyle yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun; “Tebliğ esasları:” başlıklı 93. maddeside, “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir. Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.” düzenlemesine yer verilmiştir, yine aynı Kanunun “Tebliğ yapılacak kimseler:” başlıklı 94. maddesinde, “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)” düzenlemesi yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına düzenlenen defter ve belge isteme yazısının, davacının ikamet ve iş yeri adresi olarak bildirdiği mezkur adreste “gelini … ” imzasıyla tebliğ alındığı, söz konusu tebliğ alındısında matbu olarak, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 16 ve 22 maddelerine göre yapıldığının yazıldığı, Mahkemece, 213 sayılı Kanun’a göre tebligat yapılması gerekirken, bu usulün uygulanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Vergiye müteallik işlemlerde, vergi idaresince yapılacak tebligatlarda 213 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağında bir duraksama bulunmamaktadır.
Ne var ki olayda; davacının bilinen adresinde(hem ikamet hem iş yeri olarak bilinen), aynı konutta bulunan “gelini … ” imzasıyla yapılan tebliğ, 213 sayılı Kanun’da gösterilen usul şartlarını yerine getirmiş olup, tebliğ zarfı üzerinde söz konusu tebligatın, Tebligat Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre yapılmış olduğuna dair ibare, 213 sayılı Kanun’da belirtilen şartları kusurlandırıcı, bir başka ifadeyle, uygulanması gereken kanun hükümleriyle çelişen ya da aşan bir şekle bürünmemiştir.
Buna göre; yukarıda zikredilen 213 sayılı Kanun hükümlerinin, olayda değerlendirilmesinden, defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğinin gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da esas alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında incelemeye ibraz edilemeyen belgelere ilişkin olarak ileri sürdüğü iddiaların sonucu araştırılarak, sunulabildiği takdirde söz konusu belgeler istenilmek suretiyle, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K: … sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.