Danıştay Kararı 4. Daire 2019/719 E. 2022/4419 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/719 E.  ,  2022/4419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/719
Karar No : 2022/4419

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2012/9 ila 11 dönemleri katma değer vergileri ile 2012/9 dönemi için bir kat, 2012/10,11 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Yapı Malz. Proj. İnş. Taah. Haf. Nak. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitler, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, 2012 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmadığından kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddi ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, faturaların sahte olmadığı, varsayım ve kanaate dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatın yerinde olmadığı ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tekerrür uygulamasının yerinde olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Yapı Malz. Proj. İnş. Taah. Haf. Nak. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; 17/11/2008 tarihinde yapı malzemeleri ve su tesisatı armatürleri toptan satışı işiyle iştigal etmek üzere faaliyete başladığı, yapılan yoklamayla işyerinin iki dükkandan ibaret olduğu, 109 nolu işyerinin büro olarak kullanıldığı iki masa iki koltuk olduğu, 109 nolu bürodan 110 nolu büroya geçiş olduğu, büroların 20 ve 50 m² olduğu, işçisinin olmadığının tespit edildiği, 2009 yılında 2.850.000,00 TL, 2010 yılında 9.882.000,00 TL, 2011 yılında 12.441.582,00 TL satış beyan ettiği, faturaların içeriği tuğla, çimento, kamyon lastiği, kireç, dolap vb. olduğu tespitlerine yer verilerek 01/01/2009’dan itibaren düzenlediği ve 3.000,00 TL’nin üzerinde olan faturaların sahte olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen şirket hakkında olumsuz tespitler bulunsa da gerçek satışlarınında olduğunun kabul edildiği ve somut tespit olmadan varsayıma dayalı olarak 3.000,00 TL’nin altında düzenlediği faturaların gerçek, üstünde düzenlediği faturalar sahte kabul edilerek davacıya düzenlenen faturalarında sahte olduğundan bahisle yapılan eksik incelemeye dayalı cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.