Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7193 E. , 2022/5209 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7193
Karar No : 2022/5209
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İli … Birliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı birliğin, üyelerine yaptığı ödemeler üzerinden %2 oranında stopaj kesintisi yapmasına rağmen ilgili vergi dairesine yatırılmadığının tespit edilmesi üzerine yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesine karşın dava açılmayarak kesinleşmesi ve süresinde de ödemede bulunulmaması üzerine, adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2012-2015 yılları arasındaki dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergilerinin ve gecikme faizlerine ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, 6183 sayılı Kanun’da ödeme emrine karşı öngörülmüş olan itirazlar kapsamında olmayıp, tarhiyatlara karşı açılacak bir davada ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, ihbarnameyle tebliğ edilen tarhiyatlara karşı süresinde dava açılmadığından kesinleşen amme alacakları sebebiyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasının 11. bendinin (d) alt bendinde, çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için 03/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için tevkifat oranı % 0 olarak belirlendiği bu durumun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan “böyle bir borcun olmadığı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden ve bu nedenle dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anaç koyun ve keçi desteklemeleri ödemelerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/11-d bendinde yer alan “Doğrudan Gelir Desteği ve Alternatif Ürün Desteği “kapsamında değerlendirilemeyeceği, aynı maddenin 11/a-ii bendi uyarınca %2 oranında tevkifata tabi olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, olay tarihinde yürürlükte olan, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; Kanunun 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş idari işlemler sonrası tesis edilen yeni idari işlemlere karşı açılan davalarda, ancak bu yeni işlemin hukuka uygunluğu incelenebileceğinden, kesinleşmiş hukuksal durumların yeniden incelenmesine olanak yoktur. Sözü edilen 58. maddede de, bu yüzden, ödeme emrine itiraz nedenleri; “borcun bulunmadığı”, “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” yönündeki iddiaları kapsamak üzere sınırlandırılmıştır.
Bakılmakta olan davada; dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin e-tebligat yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından kesinleşen borcun tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir .
Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.