Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7278 E. , 2022/5390 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7278
Karar No : 2022/5390
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mimarlık Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından ve devreden KDV tutarının düzeltildiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re’sen tarh edilen 2014/1,6,7,12, 2015/2,4,7 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili dönemlerde davacının fatura aldığı Ostim Vergi Dairesi mükellefi … Grup Çelik San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, düzenlenen raporlarda kullanılan faturaların sahte olduğunun yapılan araştırmalar neticesinde somut olarak ortaya konulduğu, bu haliyle sahte olan faturaların da indirim konusu yapılamayacağı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre; uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının 2014/1,2,4,5,6,7,8 dönemlerinde 20 adet KDV dahil 1.029.527,20 TL tutarında fatura aldığı Ostim Vergi Dairesi mükellefi … Grup Çel. Yapı Mad. Pet. Ürün. Tur. San. ve Tic. A.Ş. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; 11/04/2011 tarihinden itibaren inşaat malzemesinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, şirket ortaklarının …, …, …, … ve … olduğu, 24/04/2012 tarihinde …’un hisselerini …’a, 25/04/2012 tarihinde …’ın hisselerini …’ye, …’nün hisselerini …’a devrettiği, 24/10/2012 tarihinde …, … ve …’ın hisselerini …’ye devrettiği, 18/04/2011 tarihli yoklamada; iş yerinin 630 m² ve kira olduğu, işçisinin olmadığı, iş yerinde emtiası ve demirbaşının olmadığının tespit edildiği, şirket müdürü … tarafından verilen dilekçe ile şirket mensupları ve misafirlerinin barınması amacıyla kombili bodrumlu dubleks kiralandığının bildirildiği, 12/10/2011 tarihinden itibarin iş yeri adresinin değiştirildiği, 03/11/2011 tarihli yoklamada; iş yerinin 100 m² ve kira olduğu, … adlı bir asgari ücretlinin çalıştığının belirlendiği, 13/09/2012 tarihli yoklamada; iş yerinin 1 ve 2. katında faaliyete devam ettiği, diğer bölümlerin .. adlı şahıs tarafından kullanıldığı, faaliyetinin inşaat demiri toptan alım satımı olduğu, stoklu çalışılmadığı, deposunun olmadığı, sipariş üzerine ürünü fabrikadan adrese teslim edildiği, iş yerinde 7 adet çalışma masası ve 6 adet bilgisayar olduğunun görüldüğü, 15/01/2013 tarihli yoklamada; iş yerinin faal olduğu, iş yerinde ürün bulunmadığı, şirkete ait aracın, deponun ve şubenin bulunmadığı, 6 kişi çalıştığının beyan edildiği, 27.02.2014 tarihli yoklamada; iş yerinin fiilen faal olduğu, iş yerinin büro olarak kullanıldığı, iş yerinde üretim yapılmadığı, şube, deposunun olmadığı, 6 kişi çalıştığının, şirketinin 2012/Eylül ayından itibaren haftalık ihale dergisi yayınlamaya başladığının tespit edildiği, 29/01/2015 tarihinde tarihli yoklamada; inşaat malzemeleri toptan satış işiyle iştigâl edildiği, iş yerinin 4000 m² olduğu, şube ve deposunun olmadığı, mevcut stok bulunmadığı, iş yerinde 7, Sungurlu’da bulunan inşaatta 4 olmak üzere toplamda 11 kişinin çalıştığının beyan edildiği, 12/02/2015 tarihli yoklamada; iş yerinin 150 m² olduğu, şube ve deposunun olmadığı, mevcut stok bulunmadığı, iş yerinde 2, dışarıda 5 kişinin çalıştığının beyan edildiği, kuruma ait bir adet binek araç bulunduğu, şirketin 2011 ila 2013 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunda da komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığının tespit edildiği, şirketin 2014 hesap dönemine ait gelir tablosunda brüt satışlarının 116.873.556,94 TL olduğu, 2015 yılında ise bu tutarın 784.831,77 TL olduğu, 2015 yılında defter ve belgelerin tasdik ettirilmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderilen bilgi isteme yazısına istinaden verilen cevapta, mükellefin 127.765,33 TL prim borcu, 50.499,36 TL gecikme zammı borcu bulunduğunun ve herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, mükellefin vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi borcu tutarının 205.197,94 TL, vadesi gelmemiş toplam borcunun ise 468.186,92 TL olduğu, mükellef kurumun 2014 yılında yapmış olduğu mal ve hizmet alımlarının %97’sinin hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan veya sahte belge düzenleme/kullanma yönünden özel esaslara alınan mükelleflerden yapıldığı, mükellefin 2015 yılında mal ve hizmet alımının bulunmadığı, 2015 yılı BA bildirimlerinin finansal kiralama şirketlerine ait olduğu, 2014 yılında yapmış olduğu mal ve hizmet satışlarının %63’ünün, 2015 yılında ise %85’inin hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan veya sahte belge düzenleme/kullanma yönünden özel esaslara alınan mükelleflere yapıldığı, ilgili dönemlerde verilen KDV beyannamelerinde ödenecek KDV hesaplanmadığı, sürekli olarak sonraki dönemlere devrettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, anılan mükellef hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’na istinaden 11/04/2011 tarihinden 31/12/2013 tarihine kadar düzenlediği tüm faturaların sahte olduğundan hareketle komisyon geliri nedeniyle kurumlar vergisine ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda sonuç itibarıyla (Danıştay temyiz incelemesinden de geçerek) kurumlar vergisi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. (Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 03/06/2020 tarih ve E:2018/646, K:2020/1796 sayılı kararı ile Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 09/06/2021 tarih ve E:2020/1583, K:2021/887 sayılı kararı)
Diğer taraftan, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan şirket yetkilisinin ifadesinde; ”Şirketimiz tarafından söz konusu faturalarda yer alan mal alışlarının tamamı gerçektir. Bu malzemeler faaliyetimiz gereği kullanılmak üzere alınmıştır. Malların nakliyesi ilgili firma tarafından yapılmıştır. Ödemeler ise çek verilmek suretiyle gerçekleştirilmiş, bir kısmı da banka kanalıyla ödenmiştir. İlgili ödemelere ilişkin çek, tahsilat makbuzu ve dekont örneklerini ibraz ediyoruz. Söz konusu faturaların sahteliği konusunda bilgimiz yoktu. Bilerek kullanmış olsaydım geçen yıl tanınan matrah artırımı hakkını kullanırdım. Olayda herhangi bir kastımız bulunmamaktadır.” yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile aktarılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, mükellefin ortaklık yapısının devamlı surette değiştiği, iş yerinde yapılan yoklamalarda emtia, stok vs. bilgisine rastlanılmadığı, ancak beyan edilen KDV matrahları ile BA BS formları analiz edildiğinde yüksek miktarlı tutarlara ulaşıldığı, mükellefe ait şube, depo, ardiye, üretim araçları vs. bulunmadığı, mükellef tarafından ilgili dönemlerde sırasıyla 116.873.556,94 TL, 784.831,77 TL satış beyan edildiği dikkate alındığında, ticari organizasyonunun bu denli iş hacmine ulaşabilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan davacı şirket yetkilisinin vergi inceleme raporunda yer alan beyanında, malların nakliyelerinin … Grup Çel. Yapı Mad. Pet. Ürün. Tur. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığının ifade edildiği, ancak anılan şirketin kayıtlarında ve yoklamalarda (bir binek araç hariç) herhangi bir araca rastlanılmadığı, diğer bir ifadeyle söz konusu hususların ticari ve teknik icaplara uygun düşmediği, bu haliyle de adı geçen şirket tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmış olup aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.