Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/739 E. , 2022/4594 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/739
Karar No : 2022/4594
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü9
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU :…Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının fatura aldığı Yüreğir Vergi Dairesi mükellefleri …Boya ve Kimya Maden. Madeni Yağ İnşaat Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, …Boya Yapı Kimya ve Madeni Yağ İthalat İhracat İnşaat Taahhüt Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının fatura aldığı Yüreğir Vergi Dairesi mükellefleri …Boya ve Kimya Maden. Madeni Yağ İnşaat Plastik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, …Boya Yapı Kimya ve Madeni Yağ İthalat İhracat İnşaat Taahhüt Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı Yüreğir Vergi Dairesi mükellefleri …Boya Yapı Kimyasalları ve Mad. Yağ İth. İhr. Taah. Ltd. Şti. ile …Boya ve Kimya Mad. Yağ. İnş. Plast. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında müşterek olarak düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporları’nda; raporun genel hususlara ilişkin kısmında; inceleme kapsamında yer alan şirketler ile bu şirketlerle ilişkili şirket olan …Yağ Pet. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2009 ila 2012 döneminde toplam alış tutarının 1.252.249.286,00 TL olduğu, bu alımların 736.917.611,00 TL tutarındaki kısmının yine organizasyon kapsamındaki şirketlerin birbirine yapmış olduğu satışlardan, 382.121.681,00 TL’lik kısmının white spirit ve toluen gibi hammadde satışı yapan dağıtım şirketlerinden, kalan 136.699.461,00 TL’lik kısmının ise ilişkisiz diğer şirketlerden yapılan alımlardan oluştuğu, ilişkisiz ve inceleme kapsamında bulunmayan şirketlerden yapılan 136.699.461,00 TL tutarındaki alımların 92.250.296 TL’ye tekabül eden kısmının en çok alış yapılan 23 ayrı firmaya ilişkin olduğu, bu firmalara ilişkin olarak yapılan karşıt incelemede; inceleme konusu dönemlerde alım yapılan mükelleflerin tamamının riskli mükellefler grubunda bulunduğu ve bu şirketlerin tamamının boya ve tiner ticareti ile iştigal ettiği hususlarının tespit edildiği, şirketin kapasite raporunda var olduğu söylenen üretim için gerekli makine, tesisat ve laboratuar malzemelerinin mükellef kurumun defter kayıtlarında yer almadığı, defter kayıtlarındaki maddi duran varlıklar değerleri ile kapasite raporunda belirtilen tutarların birbiri ile uyumsuz olduğu, ayrıca gerçek dışı beyanlarla yüksek tutarda kapasite artışı sağlandığı, sentetik tiner üretimi için gerekli olan toluen hammaddesi alımının olmadığı, bunun yerine kullanıldığı iddia edilen endüstriyel tiner hammaddesine ilişkin alış faturalarının organizasyon kapsamındaki şirketlerden temin edildiği ve sahte olduğu, ahşap koruyucu pinoteks boya üretimi için gerekli olan alkid reçine ve katkı maddesi alış faturalarının organizasyon kapsamındaki şirketlerden temin edildiği ve sahte olduğu, ahşap koruyucu pinoteks boya üretimi için gerekli olan inorganik pigment ve zehirli deniz boyaları üretimi için gerekli olan sentetik reçine, diğer zehirler, kurşun ustibeci alımlarının olmadığı, …Kimya ve Boya San. A. Ş., …Boya Ltd. Şti. ve …Boya Ltd. Şti. ile birlikte …Boya Ltd. Şti.’ne ait sayaçtan kullanılan elektrik miktarlarının iddia edilen üretim için kullanılması gereken elektrik miktarlarının çok altında olduğu, hatta birçok dönemde üretim varken tüketilen elektrik miktarının üretim yapılmadığı dönemlerde tüketilen elektrik miktarı kadar olduğu, 2012 yılının birçok dönemde 3 vardiya çalışıldığı iddia edilmesine rağmen gece elektrik tüketimlerinin üretim yapıldığını desteklemediği, bazı dönemlerde iddia edilen üretim miktarlarının kapasitenin üzerinde olduğu, satış faturalarında 11, 18, 20, 25, 180, 200 kg.’lık yuksek miktarda ambalaj malzemesi kullanarak mal sattığı iddia edilmesine rağmen, söz konusu ambalaj malzemelerine ilişkin neredeyse hiç alımın olmadığı, dökme olarak satılmasının mümkün olmayan ahşap koruyucu pinoteks boya ve sentetik tinerin bir kısmının dökme olarak satıldığının iddia edildiği, ayrıca bu ürünlerin (sentetik tiner ve ahşap koruyucu pinoteks boya satışlarına ilişkin) nakliye giderlerinin olmadığının tespit edildiği ve yapılan bu tespitlerin mükellef kurumun sentetik tiner, ahşap koruyucu pinoteks boya, zehirli deniz boyaları üretiminde bulunmasının mümkün olmadığını ve düzenlenen satış faturalarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğu, yapılan satışların gerçeği yansıtmamasının; kapasite raporu kapsamında şirket adına alınan çok yüksek tutardaki white spirit ürününün kaçak akaryakıt olarak satışa konu edildiğini ve şirketin olmadığı halde varmış gibi gösterdiği söz konusu sentetik tiner, ahşap koruyucu pinoteks boya ve zehirli deniz boyaları satışlarının tamamının, organizasyon kapsamında kaçak akaryakıt olarak satışa konu edilen white spirit ürününün çıkışını göstermek suretiyle şirket alış ve satışlarını dengelemek, gerçek işlemleri gizlemek ve çok düşük tutarda ÖTV ödemek amacıyla düzenlenen sahte satış faturalarına ilişkin işlemler olduğunu gösterdiği ve böylece (I) sayılı listeye dahil olmayan ürün imalatında kullanacağını taahhüt ederek 2012 yılı içerisinde yurt dışından ithal ettiği white sprit ürünü taahhüt ettiği ürünün imalatında kullanmadığı gibi basit bir karışımla sattığı ve satış faturalarını da (I) sayılı listeye dahil olmayan ürün imalatı yapmış gibi mamül ürün satışı şeklinde düzenlediği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, söz konusu mükelleflerin beyan ettikleri yüksek ciroları elde edecek sermaye ve iş organizasyonuna sahip olmadıkları, yüksek cirolar beyan etmelerine karşın düşük tutarlı katma değer vergisi ödedikleri ya da hiç ödemedikleri, sadece sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura ticareti yapabilmek için vergi dairesince mükellefiyet tesis ettirip belge bastırdıkları ve sonradan ortadan yok oldukları, kapasite raporlarında dönem başı ve dönem sonu stok bilgilerinin uyumsuz olduğu, şirketin belirtilen kapasitesi ile gösterilen üretimin elde edilmesinin mümkün olmadığı, şube, depo, araç, ardiye ve makine gibi demirbaşlarının bulunmadığı, işçi çalıştırıldığına dair bilgiye rastlanmadığı hususları dikkate alındığında anılan mükellefler tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.