Danıştay Kararı 4. Daire 2019/7541 E. 2022/5193 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/7541 E.  ,  2022/5193 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7541
Karar No : 2022/5193

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yapı Taahhüt İnşaat Turizm Tekstil İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 7143 sayılı sayılı Kanun kapsamında 31/08/2018 tarihinde ihtirazı kayıtla verilen KDV matrah artırım bildirimi üzerine yapılan tahakkukun kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’nun 5/3-a. maddesi kapsamında matrah artırım bildirimiyle ilgili vergi dairesine internet üzerinden başvuruda bulunduğu, söz konusu başvurunun davacının ilgili Kanun’un 5/3-b-3. kapsamında başvuru yapılması gerektiği nedeniyle sistem üzerinden reddedildiği, davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmak suretiyle 5/3-b-3. maddesi kapsamında matrah artırım beyannamesinin verildiği, 7143 sayılı Kanun’un 5/3-b-3. maddesi kapsamında ihtirazı kayıtla verilen söz konusu matrah artırım beyannamesi üzerine fazladan yapıldığı iddia edilen tahakkukun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 7143 sayılı Kanun’un 5/3-a. maddesinde; ilgili yılda tüm dönemler için katma değer vergisi beyannamesi veren mükellefler esas alınmak suretiyle bunların beyan ettikleri hesaplanan katma değer vergilerinin toplamı üzerinden matrah artıracaklarının öngörüldüğü, anılan Kanun’un 5/3-b-3. maddesinde ise; ilgili takvim yılında işlemlerinin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi çıkmayan ya da diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan mükellefler ile işlemleri tecil terkin kapsamındaki teslimlerden oluşan mükellefler baz alınmak suretiyle bunların kurumlar ve gelir vergisi matrah artırımında bulunmaları şartıyla gelir ve kurumlar vergisi için artırdıkları matrah üzerinden artırımda bulunmalarının kabul edildiği, savunma ekinde sunulan 31/08/2018 tarihli davacı şirkete ait “istisnalar veya tecil-terkin kapsamına giren işlemleri bulunan mükellefler için KDV matrah artırım bildirimi” beyannamesinde de açıkça görüldüğü üzere, davacı şirket tarafından dava konusu 2017 yılı tüm dönemlere ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, Şubat ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak verilen katma değer vergisi beyanlarında hesaplanan katma değer vergisi beyanında bulunulduğu, dolayısıyla, Kanun’un 5/3-b-3 maddesinde sayılan durumların davacı şirket açısından söz konusu olmadığı, davalı idarenin de savunmasında davacı şirketin herhangi bir dönemde beyanname vermediği yönünde bir itirazının da bulunmadığı dikkate alındığında, davacının 7143 sayılı Kanun’un 5/3-b-3. maddesi kapsamında belirtilen kriterleri taşımadığı, aksine 5/3-a. maddesinde belirtilen şartları sağladığı görüldüğünden, davacı şirket adına 7143 sayılı Kanun’un 5/3-a. maddesinden yararlandırılmayarak 5/3-b-3. maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle fazladan yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mükellefin 31/08/2018 tarihli ”İstisnalar veya Tecil-Terkin Kapsamına Giren İşlemleri Bulunan Mükellefler İçin KDV Artırımı Bildirimi” beyannamesinde 2017 hesap dönemi Ocak ayı hesaplanan KDV tutarı 0,00 TL olduğundan 4418 kodu ile beyan edildiği, şirketin 04/07/2018 tarihli ”7143 Sayılı Kanun Kapsamında Kurumlar Vergisi Matrah Artırımı Bildirimi”nde 2017 dönemi beyan edilen matrahın 2.037.580,74 TL olduğu, hesaplamaya esas matrahın 305.637,11 TL olarak 4410 kodu ile sistem üzerinden beyan edildiği, ancak söz konusu ”İstisnalar veya Tecil-Terkin Kapsamına Giren İşlemleri Bulunan Mükellefler İçin KDV Artırımı Bildirimi” beyannamesinde gelir / kurumlar vergisi matrah artırımı satırında 305.637,11 TL’nin alınmayıp 2.037.580,74 TL olarak beyan edildiği ve bu tutara %18 vergi oranı uygulanarak 366.764,53 TL kıyasa esas tutarın sistem üzerinden hesaplandığı, dolayısıyla matrah farkının bu sebepten kaynaklandığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.