Danıştay Kararı 4. Daire 2019/7551 E. 2022/6196 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/7551 E.  ,  2022/6196 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7551
Karar No : 2022/6196

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tüketim Malları Pazarlama Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, bir kısım düzenlenen faturaların sahte olduğundan bahisle tanzim edilen vergi tekniği raporuna dayanılarak vergi inceleme raporlarına istinaden re’sen tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisi, 2016/1-3,4-6,7-9,10-12 dönemleri geçici vergiler, 2016/1 ila 6 dönemleri katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket hakkındaki raporlarda yer alan tespitlerin, düzenlenen faturaların sahte olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı nezdinde yapılan incelemede belgelerin verilmediği ve alınmadığı hususunun tespitinin yasada öngörülen koşullara uygun ve hukuken geçerli olarak ortaya konulduğu, belirlenen alışlara ilişkin gerçek anlamda bir fatura düzenlenmediğinin açık ve somut bilgi ve belgelerle tespit edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, sahte belge düzenlediğinin iddia edilebilmesi için gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve komisyon geliri elde etmek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiğinin somut delillerle ortaya konulması gerektiği, ilgili dönemlerde Kurumlar Vergisi, Kurum Geçici Vergi, Katma Değer Vergisi ve Muhtasar beyannamelerin yasal süresinde verildiği ve verilen beyannamelerde ödenecek vergi hesaplanarak önemli tutarda vergi ödendiği, deposu veya iş yerinde satışa yönelik ürün bulunmamakla birlikte ciddi bir organizasyon dahilinde faaliyetin yürütüldüğü, mal ve hizmet alımı yapılan firmaların bir kısmı hakkında sahte belge düzenleme tespiti bulunmakla birlikte büyük bölümünün, hakkında olumsuz tespit bulunmayan ciddi firmalar olduğu, bu alımlara ilişkin ödemelerin de yapılan karşıt incelemelerde görüldüğü üzere banka üzerinden gönderildiği, dava konusu olayda şirketin ticari faaliyetini yürütmekte olduğu, bu kapsamda üzerine düşen yükümlülüklerin de yerine getirildiği, buna rağmen davalı idarece iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırı olarak sahte belge düzenleme iddiasında bulunulduğu ancak bu iddiayı ispat edecek nitelikte somut delil sunulamadığı, davalı idarece temyiz dilekçesinde belirtilen emsal kararların da lehine olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; … Mah. … Cad. … Sok. No:… Küçükçekmece/İstanbul” adresinde radyo, televizyon, video ve dvd cihazlarının toptan ticareti (antenler ile arabalar için radyo ve tv ekipmanları dahil) faaliyeti ile iştigal edildiği, 2015 hesap dönemine ilişkin olarak 6736 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımında bulunulduğu, 2016 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 77.194.235,22 TL, 2017 yılı 85.596.394,43 TL olduğu, 2016, 2017 yıllarında 1 ila 7 arasında işçi çalıştırıldığı, 237.201,82 TL vergi borcu ödendiği, raporun tanzim tarihi itibarıyla 75.279,10 TL vergi borcu bulunduğu, iş yeri adresinde yapılan 30/05/2013 tarihli yoklamada; iş yerinin 20 m² ve yazıhane mahiyetinde olduğu, yetkiliye ulaşılamadığı, 10/06/2013 tarihli yoklamada; iş yerinin 35 m² ve yazıhane niteliğinde olduğu, elektrikli ürünlerin toptan ticaretinin yapılacağı hususunun beyan edildiği, çalışanı bulunmadığı, büro malzemeleri bulunduğu, 03/12/2013 tarihli yoklamada; 1 sigortalı çalışan bulunduğu, 25/04/2016 tarihli yoklamada; iş yerinin 60m² ve ofis niteliğinde olduğu, kirasının 500,00 TL olduğu, 1 sigortalı çalışan ve büro malzemeleri bulunduğu, şube ve deposunun olmadığı, emtiasının bulunmadığı, 2016, 2017 yılları hizmet alış fatura dökümlerinde sırasıyla 76.777.979,72 TL, 28.223.013,08 TL alış yapıldığı, 2016, 2017 yılları hizmet satış fatura dökümlerinde sırasıyla 77.194.235,66 TL, 27.879.512,75 TL satış yapıldığı, 2016, 2017 yıllarında mal ithalatı yapıldığı, ithal edilen malların satışlarının yapıldığı ve bu satışların gerçek olduğu, 2016, 2017 Ba-Bs analizinde; 2016 yılında 71.956.371,00 TL mal/hizmet satışı, 68.692.636,00 TL mal/hizmet alışı, 2017 yılında 85.601.707,00 TL mal/hizmet satışı, 79.497.703,00 TL mal/hizmet alışı beyanında bulunulduğu, bu tutarların, katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan tutarlar ile uyumlu olduğu, alım yapılan üç mükellef hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu, birçoğu hakkında ise özel esaslara alınma vb. olumsuz tespitler bulunduğu, mal alım satımı yapılan firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde; davacının tanındığı, ödemelerin banka yoluyla gerçekleştirildiği, ödemeye ait dekontların ibraz edildiği, malların nakliyesinin genellikle davacı tarafından yapıldığı hususlarının beyan edildiği, şirkette daha önce çalışan … ve …’in ifadelerinde herhangi bir mal sevkiyatı görmedikleri yönünde beyanda bulunulduğu, SMMM’nin beyanında ise, her türlü ticari mal alım satımının yapıldığı, iş yerinde 3 çalışan bulunduğu ve bazen de işçi sayısının 5 olduğu, şirketin yurtiçi ve yurtdışından satıcı bulup bunları yurtiçinde alıcılarla buluşturduğu, deposunun bulunmadığı, yurtdışından alınan malların genelde antrepoda bekletildiği hususlarının ifade edildiği, şirket adına kayıtlı herhangi bir araç kaydına rastlanılmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; 200.000,00 TL sermayeye sahip şirketin 2016 yılında 77.194.235,66 TL, 2017 yılının ilk 8 ayında 85.596.394,43 TL tutarında mal ve hizmet satışında bulunduğunu beyan etmesine rağmen, iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda emtiaya rastlanılmaması, ayrıca herhangi bir şube ve deposunun bulunmaması, beyan edilen satış hacmi dikkate alındığında yoklamalarda tespit edilen veya muhtasar beyannamelerde beyan edilen işçi sayısının ve ödenen vergi borcu tutarının yetersiz olması, davacı şirkete ait herhangi bir araç kaydına rastlanılmaması, ancak karşıt incelemelerde malların nakliyesinin davacı tarafından gerçekleştirildiğine yönelik ifade verilmesi, çalışan işçilerin beyanında davacı şirketin tek ortağı ve yöneticisi olan şahsın tanınmaması, söz konusu hususların ticari ve teknik icaplara ve hayatın olağan akışına uymaması karşısında ithal edilen malların satışı haricinde düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmış olup, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.