Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7766 E. , 2022/9248 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7766
Karar No : 2022/9248
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Yapı Malzemeleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirleri ile şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme içeriği amme alacaklarının; asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen …, … ve … sayılı ödeme emirlerinden kaynaklandığı, … sayılı ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiğinin beyan edildiği, ancak ilan yazılarının borçlu şirketin bilinen son adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa gönderilmemesi sebebiyle ilanen tebliğ işleminin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediği, … ve … sayılı ödeme emirlerinin ise 14/11/2006 tarihinde vergi dairesi müdürlüğünde elden tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının tahsili için 13/02/2007 ve 26/11/2008 tarihli haciz bildirileri üzerine asıl amme borçlusu şirkete ait … plakalı araca 26/02/2007 ve 15/12/2008 tarihlerinde haciz şerhi işlendiği, bu tarihlerden sonra 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde belirlenen tahsil zaman aşımını kesen sebepler bulunmadığından söz konusu amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, davacı adına düzenlenen 6 sayılı ödeme içeriği amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketten …, …, …, …, …, …, …, … ve … sayılı ödeme emirleri ile tahsiline çalışıldığı, anılan ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, ancak ilan yazılarının borçlu şirketin bilinen son adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa gönderilmemesi sebebiyle ilanen tebliğ işleminin Kanun’a aykırı olduğu, davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme içeriği amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen … ve … sayılı ödeme emirlerinden kaynaklandığı, söz konusu ödeme emirlerinin 24/09/2010 tarihinde şirket temsilcisi …’e tebliğ edildiği, ancak ödeme emrinin tebliğ tarihi ile davacı adına kanuni temsilci sıfatını haiz olması sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği arasında geçen süreçte tahsil zaman aşımını kesen bir işlem tesis edilmediği, davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme içeriği amme alacaklarının ise asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinden kaynaklandığı, söz konusu ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği, ancak ilanen tebliğ işleminden önce posta vasıtasıyla yapılmaya çalışılan tebliğe ilişkin alındının usulune uygun düzenlenmediği, ayrıca ilan yazılarının şirketin bilinen son adresinin bağlı bulunduğu muhtarlığa gönderilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, amme borçlarının bir kısmının zamanaşımına uğradığı, bir kısmının ise asıl borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu … ve … sayılı ödeme emirleri içeriğindeki amme alacaklarının asıl borçlu şirketin kendi beyanlarından kaynaklandığı, ödenmemesi üzerine bilinen adresinden taşınan şirkete ilanen tebliğ edildiği, mükellef tarafından herhangi bir adres değişikliği bildiriminin yapılmadığı, mükelleflerin kendi beyanları üzerine tarh ve tahakkuk eden vergilere karşı dava açamayacağı, … sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarının ise asıl borçlu şirketin daha önce açmış olduğu … Vergi Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında verilen kısmen kabul, kısmen ret kararı üzerine düzenlenen 2 nolu ihbarnamelerden kaynaklandığı, söz konusu ihbarnamenin mahkeme kararına göre bir bildirim niteliğini haiz olduğu, 2577 sayılı Kanun’un 28. maddesi gereğince tanzim edildiği, davacının asıl borçlu adına düzenlenen 2 nolu ihbarname içeriğindeki borçlardan sorumlu olduğu, 2 nolu ihbarname ile bildirilen vergi ve cezalara ilişkin olarak bunun haricinde herhangi bir itiraz nedeninin ileri sürülemeyeceği, 8 sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarının ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerden kaynaklandığı, ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin usule uygun olarak ilanen tebliğ edildiği, dava açılmaması ve ödeme yapılmaması üzerine davacı nezdinde takip işlemlerine geçildiği, mükelleflerin kendi beyanları üzerine gerçekleşen tahakkukların zaman aşımına uğramasının mümkün olmadığı, çünkü idarece herhangi bir ihbarname düzenlenmediği, diğer bir ifadeyle tarhiyatın söz konusu olmadığı, öte yandan dava konusu olayda tahsil zaman aşımının da gerçekleşmediği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarece, ilan metninin borçlu şirketin bağlı bulunduğu muhtarlığa gönderildiğine ilişkin herhangi bir savunma yapılmadığı gibi mahkemenin açık talebi üzerine bu kapsamda bir belge de sunulamadığı, tahsil zaman aşımına uğrayan amme alacakları yönünden de zaman aşımını kesen herhangi bir işlem ve olaya ilişkin herhangi bir savunma yapılmadığı gibi mahkemenin açık talebi üzerine bu kapsamda da bir belge sunulamadığı, ilk derece aşamasında ileri sürülmeyen ve aynı zamanda karar ile örtüşmeyen soyut ve matbu içerikli temyiz dilekçesindeki iddiaların hukuki değerden yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.