Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/7902 E. , 2022/5798 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7902
Karar No : 2022/5798
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : Davacı adına gayrimenkul alım satımından elde ettiği değer artış kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle re’sen tarh edilen 2012 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, tarhiyata esas vergi inceleme raporunda yer alan verilere göre 27/06/2010 tarihinde alınıp, 09/11/2012 tarihinde satılan taşınmaz nedeniyle bu satıştan elde edilen değer artış kazancı bulunması halinde kazancın vergilendirilmesi gerektiği, ancak değer artış kazancında vergilendirilecek kazancın safi değer artışı olması gerektiği, gayrimenkulün elden çıkartılması karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedeli, yapılan giderlerin çıkarılarak değer artış kazancının safi miktarının istisna sınırını aşması gerektiği; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olup vergilendirmede davacının beyan ettiği hususların ve gayrimenkulün gerçek satış bedelinin tespiti yönünde hiçbir inceleme yapılmaksızın tamamen ilgili kooperatif ve inşaat firması arasında yapılan ek sözleşme baz alınarak tarhiyat yapıldığı anlaşılmakla bu çerçevede eksik inceleme ile yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; tarhiyata esas vergi inceleme raporu ve davacı tarafından imzalanan eki tutanağa göre davacının 65.000,00 TL ödeme yaparak girdiği kooperatifteki hissesini 09/11/2012 tarihinde Merve Sadberg Mürşit’e kendi beyanına göre 560.000,00 TL’ye sattığı ancak bu geliri beyan dışı bıraktığı anlaşıldığından, kooperatif hissesi satışından elde ettiği değer artış kazancının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesinin 4. bendi gereğince vergilendirilmesi gerektiği açık olup, değer artış kazancında vergilendirilecek kazancın safi değer artışı olması gerektiği, kooperatif hissesinin elden çıkartılması karşılığında alınan 560.000,00 TL’lik tutardan, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedeli olan 65.000,00 TL’nin endekslenmiş iktisap bedeli olan 80.922,97 TL’nin ve 2012 yılı için gelir vergisinden istisna olan 8.800,00 TL’nin düşülmesi suretiyle hesaplanan 470.277,03 TL değer artış kazancı üzerinden tarhiyat yapılması gerektiği sonucuna varıldığından ve davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen -yukarıda yapılan hesaplamaya dahil edilen maliyet bedeli dışındaki- bedellerin maliyet bedeli olarak dikkate alınamayacağı anlaşıldığından, davalı idarece 2.223.757,03 TL olarak bulunan matrahın 470.277,03 TL’lik kısmı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Vergilendirmenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 80/6 maddesi hükmüne göre gayrimenkul satışı olarak dikkate alınması ve zamanaşımı hükümleri doğrultusunda tarhiyatın terkin edilmesi, vergilendirmenin ortaklık payı satışı olarak dikkate alınması halinde ise temyize konu kararda dikkate alınmayan aidatlar, ecrimisil ödemeleri gibi maliyet bedelleri hesaba katılarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Dava edilen işlemin yeride ve hukuka aykırı olduğu, aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.