Danıştay Kararı 4. Daire 2019/8266 E. 2021/4183 K. 20.09.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/8266 E.  ,  2021/4183 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8266
Karar No : 2021/4183

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2010 yılı için tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2010/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri geçici vergileri ile defter ve belge ibraz etmeme fiili nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/1-2 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bozulan kısım hakkında yeniden yapılan incelemede ,davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının sahte fatura düzenlediğinin ve gerçek bir faaliyetinin bulunmadığının somut olarak ortaya konulamadığı ve düzenlenen faturalara konu emtiaların alınmadığı yönünden de herhangi bir araştırmanın yapılmadığı anlaşıldığından, somut bir tespit bulunmaksızın varsayıma ve kanaate dayalı olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve yasalara uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunduğundan temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin hurda metal ve plastik palet alımı ve toptan satışı faaliyetiyle iştigal etmek üzere 22/04/2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, çok yüksek tutarlı katma değer vergisi beyanlarının bulunduğu, ancak cüzi miktarda ödenecek katma değer vergisi çıktığı ve ödemede bulunmadığından incelemeye alındığı, defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edildiği, defter ve belgelerin süresinden sonra ibraz edildiği, mükellefin 5 cilt fatura bastırdığı, işletme defterinin bulunduğu, ancak defterin mükellefiyetin tesis edildiği tarihten yaklaşık bir yıl sonra tasdik ettirildiği, 18/10/2010 tarihli yoklamada, iş yeri kirasının 265,00 TL olduğu, çalışan işçisinin bulunmadığının tespit edildiği, 22/12/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin 250m² olduğu, demirbaş eşya olarak bir adet testere ve muhtelif el aletleri olduğu, stoğunda bulunan emtiasının parasal değerinin yaklaşık 2.000,00 TL olduğu, 1997 model kamyonu ile seyyar olarak hurda topladığını ve bunu toptan sattığını beyan ettiği, çalışan işçisinin bulunmadığı, ancak kardeşi … ‘nin kendisine ücretsiz olarak yardım ettiğini beyan ettiğinin tespit edildiği, mükellefin 2010/Mayıs-Kasım dönemlerinde katma değer vergisi matrahı beyan ettiği ve matrah toplamının 593.119,84 TL olduğu, 2010/Aralık döneminde katma değer vergisi beyanının bulunmadığı, ancak mükelleften 76.207,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin tahakkuk eden vergilerini ödemediği, 6 mükelleften 79 belge karşılığı 6.345.302,46 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, alış yapılan bu mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor bulunduğu veya re’sen terk işlemlerinin yapıldığı, mükeleften mal veya hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin ise Ba formu ile 130 belge karşılığı 6.472.821,00 TL tutarında alış beyanında bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, yapılan yoklamalarda düzenlediği faturalar tutarında iş yapabilecek bir ticari organizasyonu bulunmadığının tespit edildiği, katma değer vergisi beyanlarında yer alan matrahlara nazaran ödenecek vergi tutarlarının çok düşük olduğu yada hiç olmadığı, söz konusu tutarlara ilişkin ise herhangi bir ödemenin olmadığı, alış yaptığı firmalar hakkında sahte belge düzenleme fiilinden vergi tekniği raporu bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların komisyon karşılığında düzenlenen belgeler olduğu, dolayısıyla tarhiyatta yasaya aykırılık görülmediği sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan yeniden verilecek kararda, geçici vergi asılları ile vergi ziyaı cezasının üç kat kesilmesine ilişkin kısım için ayrıca bir değerlendirilme yapılması gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.