Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8629 E. , 2022/5837 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8629
Karar No : 2022/5837
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- … Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2012/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11 ve 12. dönemlerinde yurtdışında mukim … firmasına yapılan aracılık hizmetleri nedeniyle ödenen toplam 705.708,43 TL tutarındaki katma değer vergisinin 3065 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca iadesi talebinin reddine ilişkin .. tarih ve … sayılı işlemin iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2012/Ocak-Aralık dönemlerinde yurtdışında mukim … firmasına yapılan aracılık hizmetlerinin, hizmet ihracı niteliğinde olmadığı, söz konusu hizmetin Türkiye’de gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle esasen söz konusu hizmetin katma değer vergisine de tabi olmadığı, bu nedenle düzenlenen faturalarda gösterilerek ödenen toplam 705.708,43 TL tutarındaki katma değer vergisinin yersiz ödendiği hususu davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu ile de kabul edilmiş olmakla birlikte, söz konusu raporda, fazla veya yersiz olarak hesaplanan verginin, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iadesi edilmesi gerektiğinden bahisle davacının iade talebi reddedilmiş ise de; 3065 sayılı Kanun’nun 8/2 maddesinde vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı halde düzenlenen faturalarda gösterilerek ödenen katma değer vergisinin mükelleflere iadesine olanak tanınmış olup, mükelleflere tanınan bu hakkın idari düzenleyici işlemlerle kısıtlanması sözkonusu olamayacağından, davacı tarafından yersiz şekilde ödendiği sabit olan katma değer vergilerinin sırf alıcıya iade edilmediğinden bahisle iadesi talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği, hukuka aykırı vergilendirme işlemi neticesinde tahsil edilen vergilerin, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’da öngörülen oranda yasal faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından yapılan iade başvuru dilekçeleri ve bu başvurular üzerine tesis edilen işlemler incelendiğinde, davacının aynı döneme ait olmak üzere iade talepli iki ayrı başvurusunun olduğu, bu başvurulardan ilkinin iade talebinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12. maddeleri kapsamında yerine getirilmesi için 30/09/2015 tarihli YMM Raporu ile yapıldığı, bu başvurunun incelemeye sevki üzerine hazırlanan … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda iadenin bu kapsamda mümkün olmayacağının belirtilmesi üzerine tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem ile reddedildiği, ancak aynı raporda katma değer vergisinin konusuna girmeyen hizmet için düzenlenen faturalarda hesaplanan katma değer vergisinin 3065 sayılı Kanun’un 8/2. maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen verginin iadesi kapsamında istenmesi gerektiği belirtildiğinden davacı tarafından bu kez de Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/2 maddesi kapsamında iade için 29/12/2017 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, ancak bu başvurunun da ilk başvuruda olduğu gibi Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12. maddeleri kapsamında iadenin mümkün olamayacağı gerekçesi ile reddedildiği, böylece davalı idarece iade talebinin 3065 sayılı Kanun’un 8/2. maddesi kapsamında yapıldığı gözardı edilerek daha önce yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemdeki aynı gerekçe ile talebin reddine karar verildiği, olayda Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/2 maddesi ve ilgili tebliğ düzenlemeleri gereğince iade şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının iade talebinin bu kapsamda yerine getirilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı, iade talebine konu verginin yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkin olarak ise; dava konusu işlem usul yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, davalı idarece Dairelerinin bu kararı doğrultusunda davacının Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/2 maddesi kapsamında iadeye hak kazanıp kazanmadığı tespit edilerek sonucuna göre iade yapılıp yapılmayacağı yönünde bir işlem tesis edileceği, ancak iade talebinin anılan Kanun hükmü kapsamında incelenerek tesis edilecek olumsuz işleme karşı açılacak davada iade ve faiz hususunda hüküm kurulabileceği, bu haliyle davacının iadesi yapılmayan tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusu dava konusu işlem yönünden belirtilen gerekçelerle reddedilmiş, iade ve yasal faiz istemi yönünden ise istinaf başvurusu kabul edilerek, karar bu yönden kaldırılarak, kararın söz konusu hüküm fıkrasının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, iade başvurularının ne Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12. maddeleri kapsamında hizmet ihracı yönünden, ne de aynı Kanun’un 8/2 maddesi kapsamında yerine getirilmediği, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının faaliyetinin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11 ve 12. maddeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmiştir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin (1) numaralı bendinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu; 6. maddesinde ise işlemlerin Türkiye’de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 11. maddesinin 1-a bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu; 12. maddesinde ise, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri ve davacının, Vergi Dava Dairesi kararında bahsedilen ilk iade talebinin reddine ilişkin 09/02/2017 tarih ve 5486 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararına; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararını onayan Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/10/2022 tarih ve E:2019/2471, K:2022/5836 sayılı kararının birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin ihtirazi kayda konu ettiği faaliyetlerinin yurtdışı firmaya müşteri bulma ve aracılık yaparak yurtdışı ve yurtiçi firmalar arasında bağlantı sağlamak şeklinde olması nedeniyle, sözkonusu hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan aracılık mahiyetinde bir hizmet olduğu, yurtdışındaki firma tarafından döviz karşılığı bedeli ödenen ve davacı tarafından verilen bu hizmet sonucunda hizmetten faydalananın yurtdışındaki firma olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davacı şirket tarafından verilen aracılık hizmetinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 12.maddesi uyarınca yurtdışındaki müşteriye verilen hizmet kapsamında olduğu ve bu döviz kazandırıcı hizmet ihracından yurtdışındaki firmanın faydalanacağının kabulü gerektiğinden, davacının faaliyetinin 3065 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında değerlendirilerek istisna hükümlerinden faydalandırılması gerektiği halde, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8/2. maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan bozma kararı uyarınca yeniden verilen kararda davacının faiz istemine ilişkin hüküm kurulacağı tabidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dairemizin 24/10/2022 tarih ve E:2019/2471, K:2022/5836 sayılı kararında açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemiz kararına katılmıyorum.