Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9118 E. 2022/4819 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9118 E.  ,  2022/4819 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9118
Karar No : 2022/4819

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … /… ,… ,… ,… ,… ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; … /… ana takip dosya numaralı ödeme emrine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … /… ana takip dosya numaralı ödeme emri … tarihinde, … /… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin … ,… ,… nolu kalemleri harici diğer borç kalemlerine ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen … /… ana takip dosya numaralı ödeme emri ile … /… ana takip dosya numaralı ödeme emri 27/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 26/04/2011 tarihinden sonra kanuni temsilcilik görevi sona eren ve bu tarihten sonra şirketle ilgisi kalmayan davacıya yapılan tebliğin 213 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşıldığından, usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği, davacı adına düzenlenen … /… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 2 nolu kaleminde yer alan katma değer vergisine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen …/… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin vergi dairesi dışında memur eliyle 21/09/2011 tarihinde tebliğ edildiği bilgisine yer verilmiş ise de belirtilen tarihte tebliğ edildiğini gösterir tebliğ alındısının sunulmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği davalı idare tarafından ortaya konulamayan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 2 nolu kalemine ilişkin kısmında bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına düzenlenen … tarih ve …/… ana takip dosya numaralı ödeme emri bakımından; ödeme emri içeriği 2011/4-6 dönemi gelir stopaj ve damga vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve gecikme zammı borçlarının vade tarihleri itibarıyla davacının kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu vergi borçlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ödeme emrinde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu …/… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 1,2,3, nolu kalemlerinde yer alan kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen …/… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin tebliğ alındısından, ödeme emrinin posta memuru tarafından mükellefin adreste bulunmadığı ve verilen randevuya icabet etmediğinden bahisle imzalanarak iade edildiği, adreste bulunmama hususunun 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde belirtilen kişilerin imzası alınmak suretiyle usulüne uygun olarak tutanak haline getirilmeksizin ilanen tebliğ yoluna gidildiği, dolayısıyla ilanen tebliğ için gerekli yasal koşullar oluşmadığından, yapılan tebliğin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediği, …/…, … ana takip dosya numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen …/… ve …/… ana takip dosya numaralı ödeme emirlerine ilişkin ise, Mahkememiz ara kararı uyarınca davalı idare tarafından sunulan, ödeme emirlerinin tebliğ tarihlerini gösterir tabloda söz konusu ödeme emirlerinin henüz tebliğ edilmediği bilgisine yer verildiği, bu durumda asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği, ödeme emirlerinden …/… ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 1,2,3, nolu kalemlerine ilişkin kısmı ile …/…, … ana takip dosya numaralı ödeme emirlerine ilişkin kısmında bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri kesinleştiği için, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.