Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9201 E. 2022/7039 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9201 E.  ,  2022/7039 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9201
Karar No : 2022/7039

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ : …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İthalat ve İhracat Anonim Şirketi
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; 2017/9, 10, 11 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade alacağının vergi ve SGK borçlarına mahsuben iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı ve 2017/12 dönemine ilişkin katma değer vergisi iade alacağının vergi borçlarına mahsuben iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E… K:…sayılı kararda; olayda, her ne kadar davacı şirketin ilgili dönemlere ilişkin mahsuben iade talepleri, mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nün… tarih ve … sayılı yazısına istinaden vergi inceleme sonucuna göre yerine getirileceğinden bahisle reddedilmişse de, Mahkemelerinin 25/09/2018 tarihli ara kararına verilen … tarih ve E… sayılı ‘nün yazısında daireye intikal etmiş herhangi bir inceleme raporu ve belge bulunmadığı bildirildiğinden, 3065 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen ihracat teslimlerine ilişkin şartların gerçekleşmediği, vergi iadesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı hususunda hukuken geçerli bir tespit veya ihracat teslimleri ile ilişkili yükümlü tarafından yapılmış iş ve işlemlerin olumsuzluğunu ortaya koyacak bir rapor bulunmadan, davacı şirketin alımda bulunduğu firmalar hakkında olumsuz tespitler bulunduğundan bahisle ilgilisi hakkında düzenlenecek vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği gibi yasada yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilmesine olanak bulunmadığından davacının mahsuben iade talebinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; , iade talepleri özel esaslar uyarınca yerine getirilecek mükellefler veya iade taleplerinin özel yöntemlerle yerine getirilmesine ilişkin düzenlemelerin, kanunla öngörülen iade hakkını ortadan kaldırır nitelikte olmayıp, iadenin hangi yöntemle yerine getirileceğine ilişkin bulunduğu, kamu yararı ve mükellef yararı birlikte gözetilmek suretiyle, VUK ve KDV Kanunuyla verilen yetki sınırları içerisinde kalınarak tesis edildiği sonucuna varılmakla, genel tebliğde özel esaslara tabi tutulmayı gerektiren hallerden birinin mevcudiyetini ortaya koyan idarece, mükelleflerin iade istemlerinin özel esaslara göre yerine getirilmesine de bir engel bulunmadığından, idarece, iadenin usul ve esaslarının yöntemlerinin genel tebliğ ile belirlenmesinde ve yayımlanan genel tebliğin idarece tesis edilecek bireysel işlemlere dayanak alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı fakat; davacının 2017/9, 10, 11, 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iade alacağının vergi ve SGK borçlarına mahsuben iadesinin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin genel esaslar bölümü yerine özel esaslar bölümüne göre yerine getirilmesi gerektiği hususu somut bilgi ve belgeler ile ispat edilemediğinden, davacının söz konusu iade talebinin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin özel esaslar bölümüne göre yapılacak vergi inceleme sonucu yerine getirileceği belirtilerek reddine dair dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından davacı iddialarının reddi ile davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.