Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9268 E. , 2022/5883 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9268
Karar No : 2022/5883
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2014 takvim yılına ait indirimli orana tâbi işlemlerinden kaynaklanan 183.531,78-TL tutarındaki katma değer vergisi iade alacağının, Yeminli Mali Müşavir KDV İadesi Tasdik Raporu’na istinaden 03/10/2017 tarihinde verilen 2015/11 dönemine ilişkin düzeltme beyannâmesiyle kısmen mahsup kısmen nakden iadesi talebinin, “ilgili yılın Ocak-Kasım arasındaki dönemlerde verilecek beyannâmelerde iade hakkını kullanmayıp yüklendiği vergileri indirim konusu yapmayı tercih eden mükelleflerin daha sonra düzeltme beyannâmeleri ile iade talebinde bulunamayacaklarından” bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; yürürlükte bulunan vergi kanunlarında, iade taleplerinin sadece genel tebliğde belirtilen dönemlerde verilen beyannâme ile yapılabileceği şeklinde herhangi bir sınırlama öngörülmediğinden, zamanaşımı süresi içinde, 2014 yılına ilişkin olarak 2015/11 dönemi için 03/10/2017 tarihinde verilen düzeltme beyannâmesi ile yapılan iade talebine ilişkin olarak; her ne kadar davacı ile yeminli mali müşavir arasında tam tasdik sözleşmesi bulunmamakta ise de, indirimli orana tâbi işlemlerden kaynaklanan ve mahsuben/nakden iadesi talep edilen katma değer vergisi alacağının, 3095 sayılı Kanunun 29/2. maddesinde yer alan indirimli orana tâbi işlemler için (2017 yılında geçerli olan) tam tasdik sözleşmesi olmaksızın YMM raporu ile alınabilecek KDV iadesi üst sınırının altında kalması nedeniyle tam tasdik sözleşmesine gerek olmadığı gibi, davacı hakkında, iade alacağının bulunmadığı, iade için mevzuatta aranılan şartların yerine getirilmediği, Yeminli Mali Müşavir tarafından hazırlanan KDV İadesi Tasdik Raporundaki tespit ve değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı vb. hususlarda inceleme sonucunda hazırlanan ve somut bilgi ve belgelere dayanan herhangi bir raporun veya tespitin bulunmadığı da dikkate alındığında, iade talebinin yerine getirilmesi gerekirken, yasal koşulları oluştuğu hâlde, Genel Tebliğ’deki düzenlemeden bahisle reddine dair dava konusu işlemde hukukî isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından kararın hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/2. maddesinde, bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkın sonraki dönemlere devrolunacağı ve iade edilmeyeceği, fıkranın devamında da 28. madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan verginin, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin %51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödeneceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu Kanun maddesinin verdiği yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “Yılı İçinde Mahsup Edilemeyen Vergilerin İadesi” başlıklı bölümünde; indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmının, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak, nakden veya mahsuben iade edilebileceği belirtildikten sonra, Tebliğde iade talebinin
en erken izleyen yılın ocak dönemine ait olup şubat ayı içinde verilecek, en geç kasım dönemine ait olup aralık ayı içinde verilecek KDV beyannamesi ile yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve hukuki muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu hükme bağlanmış, 116 ila 126. maddelerinde vergi hatalarında düzeltmeye ilişkin hükümlere yer verilmiş olup bunlardan 117/2. maddede; vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname ve kararlarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olması “hesap hataları” kapsamında bulunan “verginin miktarında hata” olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgili olup indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan verginin iadesi talebinde bulunabilme imkânı belirli bir süre ile sınırlandırılmıştır. Anılan fıkraya göre, mahsup veya iade hakkından yararlanabilmek için indirimli orana tabi işlemlerin gerçekleştiği yıl içinde veya izleyen yıl içinde iade talebinde bulunulması gerekmektedir. İzleyen yıldan sonra yapılan iade taleplerinin ise süresinde olduğu kabul edilemeyecektir. Kanunda düzeltme beyannamesi ile iade talebinde bulunulamayacağı konusunda bir sınırlama olmamakla birlikte söz konusu Kanun hükmü dikkate alındığında düzeltme beyannamesi ile de belirtilen süreler içinde verilmek koşuluyla iade talep edilebilecektir.
Dava konusu olayın değerlendirilmesinde; davacı tarafından, 2014 takvim yılına ait indirimli orana tâbi işlemlerinden kaynaklanan 183.531,78-TL tutarındaki katma değer vergisi iade alacağının, 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen süre geçtikten sonra yani bir diğer değişle işlemin gerçekleştiği yıl olan 2014 yahut izleyen yıl olan 2015 yılında değil, 03/10/2017 tarihinde, Yeminli Mali Müşavir KDV İadesi Tasdik Raporu’na istinaden 2015/11 dönemine ilişkin düzeltme beyannâmesiyle talep edildiği, bu durumda da vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 2014 yılında yürürlükte bulunan 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasında iade talepleri konusunda öngörülen süreden sonra yapılan iade başvurusunun, reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış, davanın kabulüne dair kararı onayan Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.