Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9334 E. , 2022/6342 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9334
Karar No : 2022/6342
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Havacılık Anonim Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…,…,…,…,…,…,…,… numaralı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin … sırasında yer alan yargılama gideri dışındaki kısmı, … sayılı ödeme emrinin 99. sırasında yer alan Karayolları Taşıma Kanunu idari para cezası dışındaki kısmı ve … sayılı ödeme emrinin … sırasında yer alan Cumhuriyet Savcılığınca verilen idari para cezası dışındaki kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 29/11/2010 tarih ve 7696 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan 31/07/2010 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile …, … ve davacı …’ın yönetim kurulu üyeliklerine seçildiği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ve 31/07/2010 tarihli toplantıda görev dağılımı ve imza yetkisi hakkında alınan karar ile tek başına 1. derece imza yetkisi ile şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanlığına seçilen …’nun yetkili kılındığı, 06/12/2010 tarih ve 07/12/2010 tarihli Ticaret Sicili Gazeteleri’nde yayımlanan 07/08/2010 tarihli yönetim kurulu toplantısı ile şirketi temsil ve ilzama tekrar …’nun yetkilendirildiği, bu tarihlerden sonra adı geçen şirketi temsil ve ilzama yetkili başka kişilerin görevlendirilmesine ilişkin olarak genel kurul toplantısı ve yayımlanmış başkaca bir ilanın da bulunmadığı, bu durumda, gerek davalı idarece savunma dilekçesi ekinde sunulan tüzel kişi yönetici ve ortaklık bilgilerine ilişkin evraklardan gerek Ticaret Sicili Gazetesi’nin ilgili ilanlarından, davacının asıl borçlu … Havacılık A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olmakla birlikte şirketi temsil ve ilzama yetkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, 2006 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının takibine olanak bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesine istinaden yönetim kurulu üyesi olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, işlemler zincirine dahil bir işlemdeki hukuka aykırılığın, işlemin bu nedenle idari yargı yerince iptal edilmiş olması hali dışında, bu işleme dayanılarak yapılan kendisinden ayrılabilir nitelikteki sonraki işlemi hukuka aykırı kılmasının söz konusu olamayacağı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ödeme emrinin dayanağını oluşturan vergi borç ve cezalarının hukuka aykırı olup olmadığının tartışma konusu yapılmadığı, dolayısıyla davalı idarenin iddialarının mesnetsiz olduğu, yargı organlarınca ödeme emrinin sebep unsurunu oluşturan tarh işlemindeki sakatlıkları ”böyle bir borcum yoktur” kapsamında ele alarak değerlendirme yapıldığı, asıl borçlu şirket ile herhangi bir hukuki veya fiili bağın mevcut olmadığı, pay devrinin yapıldığı iddia olunan 31/07/2010 tarihli şirket olağanüstü genel kurul toplantısında bulunulmadığı, bu hususun toplantıya ilişkin ”Hazirun Cetveli”nden açıkça anlaşıldığı, herhangi bir toplantıya katılınmadığı, ne nama ne de hamiline hiçbir pay senedi tesliminin gerçekleştirilmediği, buna ilişkin olarak herhangi bir belge ve kaydın mevcut bulunmadığı, sahte imza ve gerçek dışı muamelelerden hareketle atfedilen ”yönetim kurulu üyesi” sıfatının bir an için gerçek olduğu varsayılsa dahi, temsil ve ilzama …’nun yetkili olduğu, dava konusu ödeme emirlerinin hukuki dayanağı olarak 213 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesinin birlikte gösterilmiş olmasının hukuki güvenlik hakkının ihlâline sebebiyet verdiği, 213 sayılı Kanun’un 10. maddesinde kusur sorumluluğunun düzenlendiği, ilgili madde uyarınca şirket borçları nedeniyle tarafına herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcı ve gecikme faizinin diğer amme alacaklarıyla birlikte takip edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.