Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9709 E. , 2022/6040 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9709
Karar No : 2022/6040
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Cam Sanayi Anonim Şirketi
(Eski Ünvanı … Cam Sanayii Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2017/12 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden tahakkuk eden katma değer vergisinin 359.500,18 TL’lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; bir emtianın zayi mal olarak değerlendirilmesi için malların tamamen yok olması ve kullanılamaz hale gelmesinin gerektiği, olayda ise davacı şirketin üretimden elde ettiği cam malzemeyi demode olması, depoda hasarlanması vb. sebeplerden dolayı kırmak durumunda kaldığı ve kırılan camlara ilişkin takdir komisyonu tarafından 483.248,55 TL bedel tespiti yapıldığı, demode olması nedeniyle kırılan 1.932.994,21 kg camın, kırıldıktan sonraki kullanılabilir hurda bedelinin 483.248,55 TL olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda sebebi ne olursa olsun ilgili mevzuat gereğince takdir komisyonu huzurunda imha edilerek kırılan camların uyuşmazlık konusu olayda zayi olduğu sabit olup, ilk ve asıl hali ile hurdaya dönüşmüş hali arasında oluşan değer kaybına ilişkin kısmın zayi olduğu kabul edilerek yapılan dava konusu 359.500,18-TL’lik katma değer vergisi tahakkukunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 3065 sayılı Kanunun 30. maddesinin (c) fıkrasındaki “zayi olan mal” kavramının değer/kıymet düşüklüğünü de kapsayacak şekilde yorumlanması Kanun’un amacına uygun olmayacağı, davacı tarafından kırdırılan cam eşyaların emsal bedelinin takdir komisyonunca 483.248,55-TL olarak belirlenmesi ve anılan kararda söz konusu camların kalitesini yitiren ve kıymeti düşen emtia olarak nitelendirilmesi karşısında, söz konusu cam eşyaların ekonomik değerinin tamamen yok olmadığı ve kıymeti düşen mal olarak değerlendirilerek meydana gelen değer kaybının katma değer vergisinin de indiriminin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusunun belirtilen gerekçelerle kabulüne, Vergi Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “indirilemeyecek katma değer vergisi” başlıklı, 30. maddesinin (c) bendinde, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanunun 30/c maddesinde yer alan düzenleme ile bir takım muvazaalı yolları kapatarak malların katma değer vergisi sistemi dışına çıkarılmasının engellenmesi, diğer taraftan da söz konusu zayi olan malların yeniden ilave bir değer yaratmaması nedeniyle daha önceki aşamalardaki verginin indiriminin engellenerek hazineye intikal edecek vergilerin azalmasının engellenmesi amaçlandığından, davacı şirketin kendi isteği ile kırdırılan malların, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olan mallar kapsamında olmadığı da sabit olduğundan, davacı şirket adına, ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.