Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9814 E. 2022/4731 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9814 E.  ,  2022/4731 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9814
Karar No : 2022/4731

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrine esas ihbarnamelerin, davacının ikametgah adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak söz konusu adresin kapalı olması üzerine tebliğ edilmeye çalışılan ihbarnamelerin tebliğine ilişkin 03/08/2017 tarihli tutanağın düzenlendiği, söz konusu tutanakta, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine istinaden tebliğ zarfının mahalle muhtarına bırakıldığı, teslim olunduğuna dair ihbarnamenin davacının kapısına yapıştırıldığı ve komşularına haber verilmek suretiyle tebligatın yapıldığının belirtildiği, tutanağın söz konusu tarihte mahalle muhtarı ile imza altına alınmak suretiyle tanzim edildiği, bu durumda amme alacaklarının tarh zamanaşımı süresi içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yukarda yer verilen tebliğe ilişkin hükümlerine göre tebliğ edildiğinin tevsik edici belgelerle ortaya konulmaması ve bu alacaklara ilişkin dava konusu ödeme emrinin, tarh zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 11/07/2018 tarihinde tebliği üzerine anılan borçlardan haberdar olunması karşısında, zamanaşımı nedeniyle artık varlığından söz edilemeyecek alacaklar için 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan cebri takibatının dayanağı kalmadığından bu borçlara ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edilmiş olsa bile usulde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.