Danıştay Kararı 4. Daire 2020/1013 E. 2022/6569 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1013 E.  ,  2022/6569 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1013
Karar No : 2022/6569

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi’nin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada bulunan 08/10/2012 tarih ve 8169 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin incelenmesinden, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketinin … tarih ve … sayılı yönetim kurulu kararı ile “şirket yönetim kurulunda … İletişim Anonim Şirketini temsilen yönetim kurulu üyesi olan davacı …’in, bu kez, gerçek kişi yönetim kurulu üyesi olarak yeniden yönetim kurulu üyeliğine atandığının” anlaşılması karşısında; mevzuat hükümleri uyarınca, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 359. maddesinin 2. fıkrasının yürürlüğe girdiği 1/07/2012 tarihinden önceki dönemde, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 312. maddesinin 2. fıkrasının amir hükmü gereğince, … İletişim Anonim Şirketinin, özel hukuk tüzel kişisi olarak başka bir şirketin yönetim kurulu üyesi ve dolayısıyla kanuni temsilcisi olamaması nedeniyle, yönetim kurulu üyeliği görevini ifa etmiş olması, bu tarihten sonraki dönemde ise, yukarıda bahsi geçen yönetim kurulu kararı ile … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketinin gerçek kişi kanuni temsilcisi olarak atanması sebebiyle, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketinin (Yeni Unvanı: … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi) ödenmeyen borçlarından müteselsilen sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi’nin 09/06/1999 tarih ve 4808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Esas Sözleşmesi’nin, “Sermaye ve Hisse Senetlerinin Nev’i” başlıklı 6. maddesinde, şirketin 200.000 adet A Grubu, 200.000 adet B Grubu olmak üzere 400.000 hisseye bölündüğünün belirtildiği, “Yönetim Kurulu ve Süresi” başlıklı 10. maddesinde de; şirketin yönetiminin genel kurul tarafından seçilecek olan 6 kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin üçünün A Grubu, üçünün B Grubu hisse sahipleri tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği, davacının 01/12/2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında A Grubu hisseleri temsilen yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, daha sonraki yıllarda da yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği, 01/07/ 2012 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 25. maddesinde, “tüzel kişinin temsilcisi olarak üye seçilmiş bulunan gerçek kişinin, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde istifa etmesi, onun yerine tüzel kişinin yada başkasının seçilmesinin gerektiği” hükmünün yer aldığı, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi yönetim kurulunca bu hüküm dayanak alınarak alınan 24/09/2012 tarihli kararla, yönetim kurulu’na … İletişim Hizmetleri A.Ş.’yi temsilen seçilmiş olan davacının bu defa gerçek kişi yönetim kurulu üyesi sıfatıyla yeniden atanmasına karar verildiği, davacının 28/11/2012 tarihli olağan genel kurulda ve tekrar yönetim kurulu üyesi seçildiği ve 03/12/2012 tarihli yönetim kurulu kararıyla da A Grubu imza yetkisine sahip olduğu ve B Grubu imza yetkilisi bir yönetim kurulu üyesiyle birlikte şirketi temsile yetkili olduğu, davacının … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi (… Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi)’nde sahibi bulunduğu A Grubu hisseleri temsilen yönetim kurulu üyesi seçildiği, davacının A Grubu imza yetkilisi olduğu ve B Grubu imza yetkilisi bir yönetim kurulu üyesiyle birlikte şirketi temsile yetkili olduğu açık olduğu, yönetim kurulunca vergi ödemeleriyle ilgili C ve D Grubu imza yetkililerine yetki verilmiş olmasının, dava konusu ödeme emri içeriği borcun döneminde de vadesinde de kanuni temsilci olan davacının sorumluluğunu kaldırmayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından davalı idarenin yaptığı iş ve işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve bunun yemin hariç her türlü delille ispat edilebileceği; 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı düzenlenmiştir.
Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 312. maddesinde anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin ve umumi heyetçe intihap edilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisinin bulunacağı, idare meclisinin pay sahibi aza ortaklardan teşekkül edeceği, pay sahibi olan hükmi bir şahsın idare meclisi azası olamayacağı fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahısların idare meclisine aza seçilebilecekleri belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.’nin (yeni ticaret ünvanı … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.) 09/06/1999 tarih ve 4808 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edilen kuruluş sözleşmesinin Yönetim Kurulu ve Süresi başlıklı 10. maddesi ile şirketin, genel kurul tarafından seçilecek 6 kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin üçünün A Grubu diğer üçünün B Grubu hisse sahipleri tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilmesinin zorunlu olduğunun kararlaştırıldığı, 09/12/2009 tarih ve 7454 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde 01/12/2009 tarihli olağan genel kurul kararı ile şirketin yönetim kurulu üyeliklerine şirket esas sözleşmesinin ilgili maddelerine uygun olarak gösterilen adaylar arasından, A Grubu hisselerini temsilen …, … ve …’in seçilmelerine karar verildiği, 08/10/2012 tarih ve 8169 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 25/09/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile … İletişim Hizmetleri A.Ş.’yi temsilen seçilmiş olan yönetim kurulu üyesi …’in bu defa gerçek kişi yönetim kurulu üyesi sıfatı ile yeniden atanmasına karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu ödeme emri içeriği amme borcu döneminde yürürlükte olan mevzuat doğrultusunda, tüzel kişilerin anonim şirket yönetim kurulu üyesi olamadıkları ancak temsilcilerini üye yapabildikleri, bu şekilde anonim şirket yönetimine katıldıkları, görevlendirilen temsilcinin iradesinin temsil ettiği tüzel kişinin iradesinden bağımsız olmayacağı, böyle bir halde de kanuni temsilci olarak gerçek kişinin sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmayacağı hususu açıktır.
Dosyanın incelenemesinden, davacının durumunun açıklığa kavuşturulabilmesi bakımından, … İletişim Hizmetleri A.Ş. ile ilişkisinin ne olduğu, şirket çalışanı olup olmadığı, şirketi temsilen … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.(… Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.)’nin yönetim kurulu üyesi olarak atanıp atanmadığı, yönetim kurulu üyeliğini kendi adına mı yoksa … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin temsilcisi olarak mı yaptığı vb. hususların araştırılarak (gerekirse … İletişim Hizmetleri A.Ş. nezdinde) ve gerekli bilgi belgeler istenilerek değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu dava dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.