Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1192 E. , 2022/6814 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1192
Karar No : 2022/6814
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …. Türkiye İrtibat Bürosu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2016/1-3 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; İsviçre’de mukim … Türkiyede bulunan irtibat bürosunun bir şube gibi faaliyet gösterdiği, bu bağlamda, … İrtibat Bürosunun, bir dar mükellefin Türkiye’deki işyeri olmasından kaynaklanan vergisel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, söz konusu büronun kanuni temsilcisi olan davacı adına dava konusu ihbarnamenin düzenlendiği, yurtdışında mukim bir kurumun Türkiye’deki işyeri nedeniyle dar mükellef sayılabilmesi için, satışların Türkiye’de bulunan “işyerinde” yapmış olması gerektiği, buna karşın, inceleme raporlarında yer alan beyanlara göre, İstanbul İrtibat Bürosunun herhangi bir mal stoğu bulunmadığı gibi, herhangi bir mal satışı da yapmadığı, müşterilerin çoğunlukla büyük firmalar olduğu ve ticaretin bu müşteriler tarafından malın ithal edilmesi suretiyle gerçekleştirildiği, İstanbul İrtibat Bürosu her ne kadar çalışma iznindeki sınırların dışına çıkarak … için müşteri bulma faaliyetinde bulunsa da, bu durum, olayın gerçek mahiyetinin işyerinde ürün satışı yapılmadığı ve ürünlerin müşteriler tarafından ithalat prosedürü işletilerek yurtdışından temin edildiği sonucunu değiştirmediği, … Türkiye’de dar mükellef olmadığı gibi, davacının kanuni temsilcisi olduğu İstanbul İrtibat Bürosunun da bu satışlara ilişkin vergi ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; … İrtibat Bürosunun (gelir stopaj vergisi yönünden mükellefiyetinin bulunduğu) … tarihinden … tarihine kadar … Vergi Dairesinin, … tarihinden … tarihine kadar ise … Vergi Dairesinin mükellefi olduğu, bulunan matrah farkı üzerine 2016/1-3 dönemi için tarh edilen cezalı geçici verginin ise Kağıthane Vergi Dairesi tarafından yapıldığı, 15/03/2016 tarihine kadar … Vergi Dairesinin mükellefi olan … İrtibat Bürosunun müteselsil sorumlusu sıfatıyla davacı hakkında, raporda da belirtildiği üzere, bu vergi dairesince tarhiyat yapılıp tebliğ edilmesi gerekirken, yetkisiz idare olan Kağıthane Vergi Dairesince tarh edilen vergi ve kesilen cezada yetki yönünden yasal isabet bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kanun gereği yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, irtibat bürosu çalışanlarının görev tanımları ve ifadelerinden, büronun ticari faaliyet gösterdiği sonucuna ulaşılamayacağı, Türkiye ve İşviçre arasında akdedilen ÇVÖA hükümlerinin değerlendirilmediği, somut olaydaki tespitlerin vergilendirme için yetersiz olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.