Danıştay Kararı 4. Daire 2020/1206 E. 2022/5780 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1206 E.  ,  2022/5780 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1206
Karar No : 2022/5780

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, … Petrol Temizlik San. Tic. Ltd. Şti.’nin borçları dolayısıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ödeme emri içeriğinde bulunan 2006 yılına ilişkin amme alacakları yönünden, amme alacağının usulüne uygun kesinleşmiş olduğundan bu kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı, 2007 yılına ait amme alacakları yönünden, asıl amme borçlusu şirket adına yapılan ihbarname teblğinin usulsüz olduğu ve zamanaşımına uğradığından bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu borcun kendinden aranmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun “Tebliğ Yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddesinde, “Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 26/10/2009 tarihli karar ile şirket ortakları dışından on yıl için … Petrol Ürünleri Madencilik ve Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin (Eski Ticaret Ünvanı: …Toptan Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi) müdürlüğüne atandığı, 2006 ila 2008 yıllarına ilişkin vergi borçlarından dolayı asıl borçlu … Petrol Ürünleri Madencilik ve Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilememesi üzerine, 01/08/2013 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği, şirket tarafından vadesinde ödenmeyen ve kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin kanuni temsilcisi olan kişinin ikametgah adresinde bulunan eşine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak davacının 26/10/2009 tarihli karar ile şirket ortakları dışından şirket müdürlüğüne atandığı ve ödeme emirlerine konu borçların ait olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olmadığı anlaşıldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibariyle hukuka aykırılık, reddine ilişkin hüküm fıkrasında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, kabule ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.