Danıştay Kararı 4. Daire 2020/1451 E. 2022/5259 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1451 E.  ,  2022/5259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1451
Karar No : 2022/5259

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu Tasfiye Halinde … İnşaat Nak. Hafr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen …tarih ve …,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu …tarih ve …sayılı ödeme emri yönünden, davalı idare tarafından söz konusu ödeme emrinin iptal edildiğinin belirtildiği, Mahkemelerince yapılan ara karara cevaben dosyaya sunulan belgelerde de bu duruma ilişkin 22/03/2019 tarihli sistem çıktısının eklendiği görüldüğünden, dava açıldıktan sonra davalı idare tarafından dava konusu bu ödeme emrinin iptal edilerek takipten kaldırılması nedeniyle konusuz kalan davanın ve esasının incelenmesinin mümkün bulunmadığı; …tarih ve …sayılı ödeme emri yönünden ise, ödeme emri içeriği borçların 2008/7 ila 12 dönemlerine ilişkin kısmının defter ve belge ibraz etmeme fiilinden kaynaklandığı, 2010/1 ila 5 dönemlerine ilişkin kısmının da sahte fatura kullanma fiili nedeniyle şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen cezalı tarhiyatlara ve kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olduğu, tahakkuk eden söz konusu borçların vade tarihlerinde davacının tasfiye memuru sıfatını haiz olduğu ve tahsilini sağlamak amacıyla şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği görülmüş olup, Mahkemelerince yapılan ara karar ile ilanen tebliğ yapılmadan önce şirketin bilinen adreslerine gidildiğini ve bu adreslerde tebliğ yapılamadığını ortaya koyan tebliğ alındılarının, ilan yazısının muhtarlığa gönderildiğine dair belgelerin, gazete örneklerinin ve şirket hakkında düzenlenen haciz varakalarının dosyaya ibrazının istenildiği, söz konusu ara karara cevaben sunulan belgelerin incelenmesinden, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin bilinen adreslerde tebliğ olunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde öngörülen şahıslara imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmediği, bu durumda, davalı idarece mutad tebliğ usulleri denenerek sonuç alınamadığı kesin olarak belirlenmeden ilanen tebliğ yoluna gidilmesi usulüne uygun olmadığından, ödeme emrine konu borcun öncelikle şirket tüzel kişiliğinden aranılması yolunda usulüne uygun olarak yapılmış bir takipten bahsedilemeyeceğinden, söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal mevzuat çerçevesinde öncelikle şirket nezdinde takip işlemlerinin gerçekleştirildiği, kesinleşen ve ödenmeyen amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.