Danıştay Kararı 4. Daire 2020/1830 E. 2022/7423 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/1830 E.  ,  2022/7423 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1830
Karar No : 2022/7423

KARŞI TARAF (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare … Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2018/Haziran dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan katma değer vergisi tahakkuk işleminin 259.395,57 TL’lik kısmının iptali ve yasal faiziyle iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu olayda, 2017/10468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2711.19.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.)’nın, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan “LPG Dağıtıcı Lisansını haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki tesliminde katma değer vergisi oranının %18′ den %8’e indirildiği, lisanslı dağıtıcı firmalar tarafından başka bir dağıtıcı olan firmaya teslimine ilişkin olarak herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği, davacının EPDK tarafından verilen lisansa sahip dağıtıcı bir firma olduğu ve teslim ettiği malın da Bakanlar Kurulu kararında yer verilen 2711.19.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.) olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, dolayısıyla yukarıda yer verilen iki şartın da olayda gerçekleştiği ve aksinin de davalı idarece yasal olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından 2018/Haziran dönemi katma değer vergisi tahakkuk işleminin dava konusu edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, idareyi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasının, yargı yeri kararı uyarınca ilgilisine iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesi amaçladığından, haksız tahsil edilen tutarın ilgilisine faiziyle iadesi gerektiği, bu durumda, dava konusu tahakkuk işleminin 259.395,57 TL’lik kısmının hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi sonucu olarak söz konusu bu tutarın tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin EPDK’dan alınmış LPG Dağıtıcı Lisansı var ise, LPG’nin tüpgaz bayilerine ve imalatta kullanılmak üzere sanayicilere teslimi ile tüpgaz bayileri tarafından konut ve işyerlerine tesliminde %8 oranında, söz konusu malın ithal edilmesi, veya rafineriden satın alınması ya da LPG Dağıtıcı Lisansı sahibi başka bir dağıtıcıya tesliminde ise genel oran (%18) KDV uygulanması gerektiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 2018/Haziran dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan katma değer vergisi tahakkuk işleminin 259.395,57 TL’lik kısmının iptali ve yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesinde, katma değer vergisi oranının, vergiye tabi her bir işlem için % 10 olduğu, uyuşmazlık tarihindeki hükme göre Bakanlar Kurulu’nun bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1’e kadar indirmeye yetkili olduğu düzenlemesine yer verilmiş, anılan yetkiye dayanılarak yayımlanan… sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katma değer vergisi oranı, (BKK) eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler için % 18 olarak tespit edilmiştir.

28/07/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan… sayılı Bakanlar Kurulu kararında; mal ve hizmetlere uygulanacak katma değer vergisi oranlarının tespitine ilişkin kararda değişiklik yapılmasına karar verildiği, buna göre; … tarihli ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Karara ekli %8 katma değer vergisi oranının uygulandığı (II) sayılı listenin “B) DİĞER MAL VE HİZMETLER” bölümüne aşağıdaki sıranın eklendiği “31- Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2711.19.00.00.11 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.)’nın, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan “LPG Dağıtıcı Lisansını haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki teslimi,” görülmektedir.
2017/10468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılanları (otogaz) hariç olmak üzere, LPG’nin sanayide imalatta ve konutlarda kullanılmak üzere EPDK’dan alınmış “LPG Dağıtıcı Lisansı”nı haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki tesliminde KDV oranı % 18’den % 8’e indirilmiştir.

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacınının yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan sıvılaştırılmış petrol gazlarının güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için gerekli düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin yapılmasını sağlamak olduğu, “tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, lisansın; bu Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilere (tüplü LPG bayileri hariç) piyasada faaliyet gösterebilmeleri için Kurul tarafından izin verildiğini gösterir belgeyi, dağıtıcının; LPG dağıtım yetkisi olan ve lisanslarına işlenmesi halinde depolama, dolum, taşıma işlemleri yapabilen sermaye şirketini ifade ettiği, “lisans sahiplerinin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin son fıkrasında, dağıtıcıların LPG’yi rafinerilerden veya ithalat yoluyla yurt dışından temin edebilecekleri, “üretim ve dağıtım” başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında, dağıtıcı lisansı sahiplerinin, kendi mülkiyetlerindeki veya sözleşmelerle oluşturacakları bayilerinin istasyonlarına otogaz LPG dağıtımı, kullanıcılara dökme LPG satış ve ikmali, tüplü LPG dağıtım ve pazarlaması, taşıma, dolum ve depolama faaliyetlerinde bulunabilecekleri, son fıkrasında ise, dağıtıcıların birbirleri arasında toptan LPG ticareti yapabilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, … sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (L.P.G.)’nın, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan, LPG Dağıtıcı Lisansını haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki tesliminde KDV oranının %8’e indirildiği görüldüğünden, LPG dağıtıcı lisansına sahip olan davacı tarafından bir başka dağıtıcıya yapılan teslimin söz konusu %8 oranında katma değer vergisine tabi olup olmadığının, bir başka deyişle dağıtıcıdan dağıtıcıya yapılan teslimde uygulanacak vergi oranının tespiti anılan hükmün yorumlanmasına bağlıdır.
2017/10468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılacak olanları (otogaz) hariç olmak üzere LPG Dağıtıcı Lisansı’nı haiz olanlarca teslimi ile bunlardan satın alanların sonraki safhalardaki tesliminde KDV oranı % 18’den % 8’e indirildiği, dağıtıcı firmalar tarafından başka bir dağıtıcı olan firmaya teslimine ilişkin olarak herhangi bir indirim öngörülmediği, nitekim LPG’nin tüpgaz bayilerine veya imalatta kullanılmak üzere sanayicilere teslimi ile tüpgaz bayileri tarafından konut ve iş yerlerine tesliminde indirim öngörülerek maliyetlerin düşürülmesi ile kaçak ve menşei belli olmayan, teknik düzenlemelere aykırı LPG kullanımımın önüne geçilmesinin amaçlandığı, davacının iddia ettiği gibi Bakanlar Kurulu ile getirilen düzenleme ile dağıtıcıdan dağıtıcıya yapılacak teslimlerin de %8 oranında KDV’ye tabi olduğunun kabulü halinde, LPG Dağıtıcı Lisansı’nı haiz olan dağıtıcılardan, LPG’yi ithal eden veya rafineriden satın alanlara genel oran olan %18 oranında KDV uygulanırken, LPG’yi dağıtıcıdan teslim alan başka bir dağıtıcıya ise %8 oranında KDV uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılacağı, bu durumunun ise aynı hukuki durumda bulunan mükellefler arasında farklı vergi oranları uygulanmak suretiyle eşitlik ilkesini zedeleyeceği gibi dağıtıcılar arasında rekabet ortamını zedeleyerek piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesini öngören yukarıda ayrıntısına yer verilen 5307 sayılı Kanun’un 1. maddesinde yer alan hükmün amacına aykırı olacağı, dolayısıyla dağıtıcı firmalar tarafından başka bir dağıtıcıya yapılan teslimlerde genel oran olan %18 oranının uygulanması gerektiğinden, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.