Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/247 E. , 2021/5207 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/247
Karar No : 2021/5207
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin … tarihli ara kararına cevaben Üsküdar 9. Noterliğince dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile diğer dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, asıl amme borçlusu …. Hiz. AŞ’deki yönetim kurulu üyeliğinden 23/01/2012 tarihinde noter kanalıyla istifa ettiği ve bu istifasının 25/01/2012 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, yönetim kurulu üyeliğinden istifanın bu görevi tek taraflı olarak sona erdireceği, istifanın şekle bağlı olmadığı ancak şeklin ispat hususunda önem arz ettiği, kaldı ki davacının istifasının noter kanalıyla gerçekleştirilmiş olması karşısında istifa edildiğinin tartışmasız olduğu, davacının istifasının ticaret siciline tescil ve ilanının şirketin yetkili organlarının sorumluluğunda bulunduğu, istifanın tescil ve ilanının yapılmayıp yönetim kurulu üyesinin istifadan sonra şirket adına işlemde bulunması halinde ise üçüncü kişilerin iyi niyetinin korunarak bu durumda yaptığı işlemlerden yönetim kurulu üyesinin sorumlu tutulacağı, ancak dava dosyasında davacının istifasından sonra şirket adına işlemde bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve/veya bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının yönetim kurulu üyeliğinden noter kanalıyla istifa ettiği ve bu istifanın asıl amme borçlusu …. Hiz. AŞ’ye tebliğ edildiği 25/01/2012 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle, dava konusu ödeme emri içeriğindeki amme alacaklarının, davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu döneme ilişkin olup olmadığı yönünden irdelenmesi gerektiği, dava konusu ödeme emrinin … sıra numaralarında yer alan amme alacakları yönünden; olayda, ödeme emrinde yer alan amme alacaklarının, beyannameden kaynaklanan 2011/12 dönemine ait gelir (stopaj) ve damga vergilerinden ibaret olduğu, davacının kanuni temsilci olduğu dönemdeki 21/01/2012 tarihinde yasal süresi içerisinde beyannamenin verildiği, akabinde 25/01/2012 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği, bu nedenle vade tarihi olan 26/01/2012 tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı, dava konusu ödeme emrinin … sıra numarasında yer alan amme alacağı yönünden; olayda, ödeme emrinde yer alan amme alacağının, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen 21/02/2012 tarihli tutanağa istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasından ibaret olduğu, 25/01/2012 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği, bu nedenle alacağın doğduğu tutanak düzenleme tarihi olan 21/02/2012 tarihinde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı, dava konusu ödeme emrinin 6,7,8,9 sıra numaralarında yer alan amme alacakları yönünden; olayda, ödeme emrinde yer alan amme alacaklarının, 2012/1 dönemine ait damga vergisi ile beyannamenin geç verilmesinden dolayı kesilen usulsüzlük cezaları ve gecikme faizi (pişmanlık zammı)nden ibaret olduğu, 25/01/2012 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği, bu nedenle ilgili beyannamenin verilmesi gereken tarihte davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı, bu durumda, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinin sona erdiği dönemden sonrasına ait olan ve şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 1,2,3,4,6,7,8,9 sıra numaralarında yer alan alacakların, yukarıda açıklanan sırasıyla, vade tarihi, doğduğu dönem ve beyanname verme tarihleri açısından, davacının sorumlu olmadığı döneme ait vergi ve cezalar olduğu anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin anılan alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 5 sıra numarasında yer alan amme alacağı yönünden ise; olayda, ödeme emrinde yer alan amme alacağının, 2012/1 dönemine ait beyannamenin geç verilmesinden dolayı kesilen vergi ziyaı cezasından ibaret olduğu, her ne kadar davalı idarenin Mahkemelerine sunduğu 28/08/2014 havale tarihli dilekçe ve ekindeki belgelerden, vergi ziyaı cezasının idarece 26/08/2014 tarihli düzeltme fişi ile terkin edildiği görülmekte ise de, davalı idarenin, dava konusu ödeme emrinin anılan alacak yönünden takipten kaldırıldığına ilişkin bir beyanı veya sunduğu belge bulunmadığından işin esasının incelenmesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin, düzeltme fişi ile terkin edildiği anlaşılan vergi ziyaı cezasına isabet eden kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinin 5 sıra numarasında yer alan amme alacağı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ödeme emrinin diğer kısımları yönünden ise amme alacağının doğduğu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.