Danıştay Kararı 4. Daire 2020/2791 E. 2022/2810 K. 21.04.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/2791 E.  ,  2022/2810 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2791
Karar No : 2022/2810

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm Akaryakıt İnşaat Nakliyat ve Taşımacılık Ticaret Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında, sahte fatura kullanıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9 ve 10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı Seğmenler Vergi Dairesi mükellefleri … Petrol ve Petrol Ürünleri Oto. Zahire Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Akar. Pet. Ürün. İnş. Nak. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından bahsi geçen firmalardan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin sahte faturaları temin ettiği alt mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında faturaların sahte olduğu hususu yeterli ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulduğundan bahisle dava konusu tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek söz konusu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle değiştirilen “İstinaf” başlıklı 45’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 6’ncı fıkrasında; bölge idare mahkemelerinin 46’ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 2577 sayılı Kanuna 4577 sayılı Kanunun 11’inci maddesiyle eklenen Geçici 4’üncü maddesinde; bu Kanunun 45’inci maddesinin değişik 1’inci fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihai kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştayda temyiz edilebileceği, kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanuna 6545 sayılı Kanunun 27’inci maddesiyle eklenen Geçici 8’inci maddenin 1’inci fıkrasında; ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3’üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş, Geçici 8’inci maddenin gerekçesinde ise, Resmi Gazetede ilan tarihinden önce idare ve vergi mahkemelerince verilip ilan tarihinden önce ya da sonra kanun yollarına müracaat edilen ve bozulmak suretiyle idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında da ilk kararın verildiği tarihte uygulanan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar” ile, bölge idare mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilan edilmiştir.
Aktarılan düzenlemelere göre ivedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden önce verilen (ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili bulunanlar hariç olmak üzere) kararlar için kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya devam edileceği, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak bölge idare mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince verilmiş olup temyiz incelemesi sonucunda bozularak idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında mahkemelerce bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararların ilk kararın verildiği tarihte uygulanan kanun yollarına tâbi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, sahte fatura kullanıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9 ve 10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davada … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatların kaldırılmasına karar verildiği, davalı idarenin temyiz istemi üzerine söz konusu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/12/2018 tarih ve E:2016/267, K:2018/12428 sayılı kararıyla bozulduğu, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatların kaldırılmasına Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olarak karar verilmesine ve davalı idare tarafından temyiz başvurusunda bulunulmasına rağmen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarih olan 20/07/2016 tarihinden önce idare veya vergi mahkemelerince verilmiş olan kararların bozularak mahkemelere gönderilmesi üzerine mahkemelerce verilecek kararlar ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına tâbi olduğundan, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf değil Danıştay temyiz incelemesine tâbi tutulabileceği açıktır.
Bu itibarla, istinaf başvurusu incelenmeyerek Vergi Mahkemesince verilen kararın temyiz yoluna tâbi olduğu değerlendirilmek suretiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekmekte iken, temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gereken dilekçenin istinaf başvurusu olarak incelenmesi suretiyle verilen kararda usule uygunluk bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik olarak incelendi;
Olayda, davacının 2012 yılına ilişkin alım yaptığı Seğmenler Vergi Dairesi mükellefleri … Petrol ve Petrol Ürünleri Oto. Zahire Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Akar. Pet. Ürün. İnş. Nak. Ltd. Şti. Hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporları bulunması sebebiyle katma değer vergisi indirimleri reddedilerek 2012/1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9 ve 10 dönemleri için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacının aynı dönemde aynı alt mükelleflerden alışları sebebiyle tarh edilen 2012/2, 4 ve 6 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisini kaldıran … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararını hukuka uygun bulan … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/9, K:2022/2808 sayılı kararıyla bozulduğundan, temyize konu kararın söz konusu kararda yer alan esaslar doğrultusunda, mükerrer tarhiyat hususu da gözetilerek, yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Bakılmakta olan davada yargılama usulüne ilişkin uygulanacak yasa kuralları göz önüne alındığında, çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi, Bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarih olarak belirlenen 20/07/2016 tarihinden önce idare veya vergi mahkemelerince verilmiş olan kararların bozularak mahkemelere gönderilmesi üzerine mahkemelerce verilecek kararlar ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına tâbidir.
Buna göre … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının istinaf değil temyiz incelemesine tâbi tutulabileceği açıktır. Nitekim davalı idare de temyiz başvurusunu Danıştay başkanlığına hitaben yazılmış dilekçe ile yöntemine uygun olarak yapmıştır.
Hal böyle iken … Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi temyiz istemini istinaf başvurusu olarak görüp karar vermiştir. Bu açıdan görevsizlik kararı verilerek dosyanın Danıştay’a gönderilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin istinaf başvurusu olarak incelenerek başvurunun reddine karar verilmesinde yargılama usulü kurallarına uygunluk görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine göre bu husus bir bozma sebebidir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.