Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2958 E. , 2022/6053 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2958
Karar No : 2022/6053
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Global Lojistik Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının … Global Lojistik Ltd Şti’nin 23/01/2008 ile 18/12/2009 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu, şirketin 07/07/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, şirketin 2007, 2008, 2009 yıllarından doğan ve vadeleri de 2008-2015 yıllarına tekabül eden bir kısım amme borçlarının kanuni temsilcilik sıfatına dayalı olarak davacıdan tahsili maksadıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenmiş ödeme emirlerinin 17/04/2019 tarihli ara kararla istenilmesine karşın, bu ödeme emirlerinin dava dosyasına sunulmadığı, dava dosyasına sunulan ödeme emri tebliğ belgelerine göre bir kısım ödeme emirlerinin 17/08/2010, 07/12/2011, 07/07/2014, 07/02/2017, 05/01/2018, 26/01/2018 ve 20/02/2018 tarihlerinde şirket adına tebliğe çıkarıldığı, bunlardan bir kısmının tebliğ edildiği, bir kısmınınsa tebliğ edilemediği, asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 08/03/2019 ve 05/05/2019 tarihli ara kararlarla istenilmesine karşın, bunların da dava dosyasına sunulmadığı, ayrıca bir kısım ödeme emirlerinin şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği 07/07/2014 tarihinden sonra şirkete tebliğ edildiği ve tebliğin geçersiz olduğu, bir kısım haciz işlemlerinin de şirket tüzel kişiliği sona erdikten sonra uygulandığı, bu bağlamda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre tahsil zamanaşımını kesen bir nedenin bulunmadığı anlaşılmış olup, dava konusu… sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrinde yer alan alacakların 2008 ve 2009 yılından doğduğu ve vadelerinin de 2009 yılına tekabül ettiği, bu durumda davacıya ödeme emri tebliğ tarihi olan 27/04/2018 tarihinden önce tahsil zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, bahse konu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrinde yer alan alacakların 2009 yılından doğduğu ve vadelerinin de 2010 yılına tekabül ettiği, bu durumda davacıya ödeme emri tebliğ tarihi olan 27/04/2018 tarihinden önce tahsil zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, bahse konu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 2018/3 sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrindeki alacakların 2007 ve 2009 yıllarından doğduğu ve vadelerinin de 2013 yılına tekabül ettiği, 2007 yılından doğan alacaklar için, davacının gerek alacakların doğduğu, gerekse de vade tarihinde şirket kanuni temsilcisi olmadığı ve bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı, 2009 yılından doğan alacakların resen tarhiyata ve vergi cezalarına dayandığı, ancak buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu …sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrindeki alacakların 2008 yılından doğduğu ve vadelerinin de 2014 yılına tekabül ettiği, bu alacakların resen tarhiyata ve vergi cezalarına dayandığı, ancak buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu … sayılı ödeme emri bakımından; ödeme emrindeki alacakların 2008 ve 2009 yıllarından doğduğu ve vadelerinin de 2015 yılına tekabül ettiği, bu alacakların resen tarhiyata ve vergi cezalarına dayandığı, ancak buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin dava dosyasına sunulmadığı, diğer yandan, asıl amme borçlusu şirketin 07/07/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silinmesi karşısında, bu tarihten sonra şirkete ihbarname tebliğ edilmesine ve bu bağlamda 2015 yılı vadeli alacak tahakkuk etmesinde de olanak bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, … Global Lojitik Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin …, … ve … sıralarında bulunan borç kalemlerine ilişkin dayanak şirket adına düzenlenmiş ödeme emrinin düzenlenme ve tebliğ edilme tarihinde şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığının ortada olduğu, her ne kadar Mahkemece bu alacaklara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin dava dosyasına sunulmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmişse de, söz konusu borç kalemlerine ilişkin dayanak şirket adına düzenlenmiş vergi/ceza ihbarnamesinin sorgulama ekran çıktısının davalı tarafından dosyaya sunulduğu görüldüğünden, ihbarname ve ihbarnameye ilişkin tebliğ aşamaları incelenmeden verilen kabul kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabul edilerek Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. sıralarında bulunan borç kalemleri yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava, … Global Lojitik Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. sıralarında bulunan borç kalemlerine ilişkin dayanak şirket adına düzenlenmiş ödeme emrinin düzenlenme ve tebliğ edilme tarihinde şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığının ortada olduğu, her ne kadar Mahkemece bu alacaklara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin dava dosyasına sunulmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmişse de, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte şirketin tüzel kişiliği bulunmadığı durumlarda, söz konusu borçlara ilişkin olarak öncelikle davacı adına ihbarname düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra davacı adına ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, bu işlemler yapılmadan doğrudan ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık, sonucu itibariyle Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1, 2 ve 3. sıralarında bulunan borç kalemlerine ilişkin istinaf isteminin reddine yönelik temyiz talebinin belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.