Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3397 E. , 2021/5205 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3397
Karar No : 2021/5205
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2007 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonu kararlarına istinaden, sahte fatura kullandığından bahisle 2007/1,2,3,6,8,9,10,11 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; gerek davalı idarece gerek takdir komisyonunca yasayla tanınan inceleme ve araştırma yetkileri kullanılmak suretiyle mükellef nezdinde ihtilaf konusu döneme ilişkin olarak herhangi bir inceleme yapılmadığı, söz konusu firmadan olan alımlarını yasal defter ve belgelerine kaydedip kaydetmediği, indirim ve maliyetlerine yansıtıp yansıtmadığı hususlarının araştırılarak gerçek durumun ortaya konulmadığı, ayrıca düzenlenen faturaların hangi dönemlerde alındığı ve hangi faturaların defterlerine kaydedilip beyanlarına intikal ettirildiği hususlarının tespitiyle yükümlünün ilgili dönem defter ve belgeleri yahut indirim listeleri üzerinden kullandığı fatura tutarları dikkate alınıp dönem beyanları, özellikle sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarları karşılaştırılarak ödenmesi gereken tutarın doğruluğunun belirlenmediği, takdir komisyonunca takdir edilen ilgili dönem matrahının davacı hakkında düzenlenen rapora istinaden belirlendiği, re’sen takdir nedeninin bulunduğunun bir başka deyişle takdir edilen matrah farkının yerindeliğinin kabulü halinde bile, bu hususların dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğunu göstermeyeceği, zira, davalı idarece, ilgili döneme ilişkin olarak indirimi reddedilecek katma değer vergisinin aynen davacı adına tarh edildiği, davacının uyuşmazlık konusu vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergileri toplamı ile mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergileri toplamının karşılaştırmasının yapılmadığı, ilgili dönem ödenecek katma değer vergisi veya sonraki döneme devredecek katma değer vergisi çıkıp çıkmadığı hususlarının araştırılmadığı, ayrıca söz konusu raporda tablo halinde belirtilen tutarlara istinaden matrah takdir edilmesinin 213 sayılı Kanun’un vergi incelemesine ilişkin düzenlemelerinin öngörülen amacına aykırı düştüğü, öte yandan, takdir komisyonunca herhangi bir araştırma yapılmaksızın “yapılan işin nevi ve hacmi, emsali işletme mükelleflerinin beyan durumu ve dönem hasılatları, ekonomik değişmeler ve benzeri tüm faktörler dikkate alınarak” gibi afaki olarak ortaya konan bir ifadeye dayalı olarak matrah takdir edildiği, bu sebeple, 213 sayılı Kanun’un 30/6. maddesi uyarınca re’sen takdire giden davalı idarece dava konusu cezalı tarhiyatın yapılmasında 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınmamasının idari işlemi zaten hukuka aykırı kılması yanında, katma değer vergisi indirimlerinde matrah takdirine gerek olmadığı, haksız indirilen KDV’nin faturalar üzerinden tespit edilerek ona göre tarhiyat yapılması gerekirken hukuken gerekçesiz takdir komisyonu tarafından hasılat miktarı yönünden takdir kararı verilmesinin hukuka uygun olduğundan da söz edilemeyeceği, dolayısıyla dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Takdir komisyonunca yasayla tanınan yetki çerçevesinde gerekli ve yeterli inceleme yapılarak takdir edilen matrah üzerinden re’sen tarh edilen cezalı vergilerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re’sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiş, 75. maddesinde ise, 72. maddenin 1. fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen yasa kurallarına göre takdir komisyonu, bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkili olup, vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen “istisna”, “muafiyet”, “kanunen kabul edilmeyen gider”, “oran”, “indirim mekanizması” gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecektir. Ayrıca, her türlü inceleme yetkisini haiz olan takdir komisyonlarının, kendileri inceleme yapabilecekleri gibi inceleme yetkisini haiz diğer kişi ya da kurumlar tarafından yapılmış incelemeleri dikkate alarak matrah belirlemelerine de yasal bir engel bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, hakkında sahte belge düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu bulunan Beyoğlu Vergi Dairesi mükellefi …Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturaların yasal defterlere kaydedildiği ve ilgili dönemlerde indirim konusu yapıldığı hususunun, hem anılan firma hakkında yapılan vergi incelemesi sırasında düzenlenen karşıt tespit tutanağı hem de takdir komisyonu kararlarının dayanağı davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, davacının defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan 2007 yılına ilişkin katma değer vergisi beyan tablosuna göre hiçbir dönemde sonraki döneme devreden katma değer vergisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, uyuşmazlığın çözümü, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanıp dayanmadığının belirlenmesine bağlı olduğundan, Vergi Mahkemesince, anılan mükellef ve davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.