Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/357 E. , 2022/5402 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/357
Karar No : 2022/5402
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü )
VEKİLİ : Av…
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, Tasfiye Halinde…. Plastik Tic. Ltd. Şti.’ye ait amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, ,… ,… ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İ
lk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E…, K… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, dayanağı olan asıl şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgelerin ibraz edilemediği, … sayılı ödeme emrinin tebliğ belgesinde ise 213 sayılı Kanun’un 102. maddesi son fıkrası uyarınca komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memurunun imzasına yer verilmediği görüldüğünden ilanen tebliğin usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından … tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, dayanağı olan asıl şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgelerin ibraz edilemediği, … sayılı ödeme emrinin ise 213 sayılı Kanun’un 102. maddesi son fıkrası uyarınca komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memurunun imzasına yer verilmediği görüldüğünden ilanen tebliğin usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından… tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, dayanağı olan asıl şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgelerin ibraz edilemediği, şirket adına usulüne uygun takibat yapılmaksızın doğrudan şirket müdürü sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve… sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, dayanağı olan asıl şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin şirket kanuni temsilcisinin adresine tebliğe çıkarıldığı, kanuni temsilcisinin adresinde 03/07/2012 tarihli adres tespit tutanağında kanuni temsilcinin adreste tanınmadığının muhtar ve memur imzasıyla tespit edildiği, şirketin adresinde tebliğe çalışıldığı, ancak firmanın adresten ayrıldığından bahisle 07/12/2012 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine ilanen tebliğ edildiği görüldüğünden asıl borçlu olan şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından 06/03/2014 tarih ve 11 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden, dayanağı olan asıl şirket adına düzenlenen …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …/… ve … sayılı ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilerek uyuşmazlığa konu olmaksızın kesinleştiği, amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı, dayanak rapor ve belgelerin tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, zamanaşımına karşı itirazlarının değerlendirilmediği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, 168,30 TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.