Danıştay Kararı 4. Daire 2020/4757 E. 2022/6558 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/4757 E.  ,  2022/6558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4757
Karar No : 2022/6558

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
… Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile imzaladığı anlaşma gereği verdiği hizmet nedeniyle tarafına yapılan ödemelerden kesilen kurum (stopaj) vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün, Hollanda mukimi davacı şirketin, Türkiye’de tam mükellef personel kullanarak Türkiye’de danışmanlık hizmeti vermesi ve söz konusu serbest meslek faaliyeti kapsamında elde ettiği gelirin vergilendirilebilmesi açısından, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Anlaşmanın ilgili hükümlerinin yorumlanmasını gerektirdiği, davacının iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlığın, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp hukuki bir sorun niteliğinde olduğundan, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan ödemeler üzerinden tevkif yoluyla tahsil edilen kurumlar vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dışı …. tarafından yürütülen … projesinin yürütülmesi amacıyla müvekkili ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında imzalanan sözleşme kapsamında oluşturulan idare kurulunda yer alan … Üniversitesinde tam zamanlı çalıştığı, şirketleri çalışanı olmadığı, kendilerinden ücret almadığı, kendileri tarafından verilen danışmanlık hizmeti ile ilgili hiçbir toplantıya katılmadığı, kendileri tarafından yürütülen faaliyetlerin Savunma Sanayi Müsteşarlığına raporlanmasına ilişkin raporları imzaladığı, … idare kurulunda yer almasının tamamen Savunma Sanayi Müsteşarlığı talebi üzerine olduğu, … projesinin yüklenicisi olan … A.Ş.’de ücret mukabili hizmet sunan …’a yapılan ödemelerden sorumluluğu bulunan işveren Savunma Sanayi Müsteşarlığının bu kişilere yapılan ücret ödemelerini takip etmediğini bildirmesinin de kendi iddialarının gerçeği yansıttığını gösterdiği, dava konusu verginin kendi beyanları üzerine tarh ve tahakkuk etmediğini, kendi bilgileri dışında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından sorumlu sıfatıyla tevkif suretiyle ödendiği, bu vergilerin davalı idareye başvurulmadan ve davaya konu edilebilecek bir işlem elde edilmeden dava açmalarının mümkün olmadığı, iş bitiminde kendilerine yapılan ödemenin eksik olduğunu görünce Savunma Sanayi Msüteşarlığına yazılı başvuruları üzerine ödemenin eksik olmadığı, eksik meblağın vergi kesintisi olduğunu öğrendikleri, mevzuata aykırı kesilen vergilerin iadesi için davalı idareye başvurmaktan başka seçenekleri olmadığı, öte yandan dar mükellef olduğu için dava konusu vergiyi yıl sonunda beyanname verip mahsup imkanı da bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayda davacı tarafın bilgi ve talebi olmadan, dava dışı Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile imzaladığı sözleşme uyarınca tarafına yapılan ödemeler üzerinden re’sen gerçekleştirilen stopaj kesintilerine karşı, (kesinti tarihinden çok sonra öğrenmesi nedeniyle) söz konusu kesintilerin Uluslararası Sözleşmeler veya ilgili mevzuat hükümleri gereğince alınmaması gerektiği yönündeki iddialarını yargı önüne taşıyabilmesi (dava edebilmesi, kullanabilmesi) için 213 sayılı VUK’ nun 116 ve devamı maddelerinde belirtilen düzeltme-şikayet müessesesi dışında başka bir yol olmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup , Kanun’un 117. maddesinde hesap hataları, 118. maddesinde ise vergilendirme hataları ayrıntılı olarak açıklanmış, 120. maddesinde, vergi hatalarının düzeltilmesine ilgili vergi dairesi müdürünün karar vereceği, 122. maddesinde ise, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri belirtilmiştir. Kanunun “Şikayet Yolu İle Müracaat” başlıklı 124. maddesinde ise, “Vergi Mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler” hükmü mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinden, Hollanda’da mukim davacı şirket ile Milli Savunma Bakanlığı Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında Yazılım Geliştirme Teknolojileri Mükemmelleştirme Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında 27/07/2016- 26/09/2017 tarihleri arasında Türkiye’deki yerleşik firma ziyaretleri, ziyaret edilen firmalardaki eksik yeteneklerin tespit edilmesi, söz konusu firmaların eksik yeteneklerine yönelik akademik araştırma projelerinin tanımlanması, projelerin önceliklendirilmesi, akademisyenlerin tespiti, öğrenci bulma, firma-üniversite ve öğrenci arasındaki koordinasyon, eğitim ve araştırma programını takip etme, araştırma sonuçlarının ve elde edilen yeteneklerin firmaya uyarlanması, diğer hizmetlere ilişkin inceleme, değerlendirme ve öneride bulunma faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi hizmetleri karşılığında 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca kesinti yapılması gerektiğinden bahisle 2016 ve 2017 yıllarında yapılan ödemeler üzerinden %20 oranında gelir stopaj vergisi kesintisi yapıldığı, davacı şirketçe firmalarının Hollanda firması olması ve ülkeye giriş çıkışının 183 günden az olması nedeniyle yapılan stopaj kesintilerinin Hollanda-Türkiye arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereğince iadesi istemiyle 16/04/2018 tarihinde … nezdinde yapılan düzeltme başvurusunun …. tarih ve … sayılı işlemle reddi üzerine 10/10/2018 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacı şirket adına yapılan ödemelerden stopaj kesintisi yapılmaması gerektiği yönündeki iddiaların Vergi Usul Kanunun 116. maddesinde yer alan “Vergi Hatası” kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, davacı şirkete yapılan ödemeler üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergilerinin iadesi nedeniyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemle ilgili olarak Vergi Dava Dairesince, davacı tarafından ileri sürülen varsa diğer iddialar da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatiyle kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.