Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4768 E. , 2022/7156 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4768
Karar No : 2022/7156
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- …
VEKİLİ: Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : Davacı adına, … A.Ş.’nin kanuni temsilcisi sıfatıyla vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2015/4-6 dönemine ait vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirketin 17/08/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ticaret sicil kaydının re’sen terkin edilerek malvarlığının Hazineye devredildiği, 670 sayılı KHK ile yapılan düzenleme ile kapatılan kurum ve kuruluşların kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülüklerini tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemek suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı ve kapatılan kurum ve kuruluşların ödenecek borçları ile ilgili olarak 679 sayılı KHK ile getirilen düzenleme ile öncelik sıralaması değiştirilerek kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar ilk sıraya da alınmış bulunduğundan, bu borçların, gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirli kılınan ilkelerin KHK’larla getirilen düzenlemeler de korunarak öncelikle asıl kamu borçlusunun mal varlığından tahsilinin öngörüldüğü, asıl borçlunun Hazineye intikal eden malvarlıklarından amme alacaklarının tahsili doğrultusunda ne gibi işlemler yapıldığı yönünde Mahkemelerince alınan 19/03/2019 ve 26/06/2019 tarihli ara kararlara cevaben asıl borçlunun 667 sayılı KHK ile kapatılması nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tarhiyatlar yapıldığının, dava konusu amme alacaklarının halen tarhiyat aşamasında olması nedeniyle (kesinleşmediğinden) tahsilata yönelik herhangi bir işlem yapılmadığının davalı idarece belirtildiği, dolayısıyla kamu alacağının tahsili için kapatılan kurum ve kuruluşlarının mal varlıklarının düzenlemede belirtildiği şekilde emanet ve nazım hesaplarla takip edilmek suretiyle tasfiyesi sağlanmadan yani KHK ile kapatılan kurumlara ilişkin olarak yine anılan KHK hükümleri ile getirilen özel kanun hükmündeki düzenlemeler dikkate alınmaksızın asıl borçlu şirket hakkındaki vergi inceleme raporuna istinaden davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın kurum geçici vergi aslına ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun’un 45. ve 49. maddelerinde sayılan kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunmadığı ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların da kararın anılan kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından davalı idarenin bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusunun kurum geçici vergisine bağlı olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına gelince ise dava dosyanın incelenmesinden; asıl vergi borçlusunun … A.Ş. olduğu, fakat söz konusu şirketin 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden 24/08/2016 tarihinde ticaret sicil kaydının re’sen terkin edildiği ve faaliyetine son verildiği, şirket hakkında … tarih ve …-…-… sayılı Vergi İnceleme Raporunun düzenlendiği, vergi inceleme raporunda yer alan tespitleri ilgili yasa hükümleri kapsamında değerlendirdiğimizde, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin, ilgili dönemde eğitim verdiği öğrencilerinin bazıları için yapılan erken kayıt indirimi, kredi kartı indirimi, peşin ödeme indirimi, iskontoların hasılat hesabında dikkate alınmadığı ve bu şekilde ilgili dönem hasılatının 3.812.384,76 TL tutarındaki kısmına belge düzenlemediği, ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili olmayan ve işle ilgisi tespit edilemeyen ve yurt dışı seyehat gideri ile temsil ve ağırlama gideri olarak gösterilen lokantalarda yenilen yemek bedelleri ile yiyecek, içecek giderlerini dönem kazancından indirdiği, ayrıca iktisadi kıymetlere ait amortisman oranlarını ve tutarlarını 333 no’lu Vergi Usul Kanunu tebliğleri ekinde yer alan ” amortismana tabi iktisadi kıymetler” başlıklı tabloda yer alan amortisman oranı ve faydalı ömür tutarlarına aykırı olarak fazla hesaplamak suretiyle fazladan gider yazdığı açık olup, bu hususların aksini ispatlayacak şekilde hukuken geçerli somut bir bilgi veya belgenin dava dosyasında ibraz edilmediği dikkate alındığında, OHAL kapsamında çıkarılan 667, 668, ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında faaliyeti sonlandırılarak ticaret sicil kaydı 24/08/2016 tarihi itibari ile sonlandırılan ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, istinaf başvurusuna konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, ayrıca dairelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü suretiyle dava konusu geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının dayanağı kurumlar vergisi tarhiyatı tasdik edilerek davanın reddine karar verildiği belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Alacağın doğduğu ve/veya ödendiği zamanda davacının kanuni temsilci olmadığı, alacağın önce şirketten tahsili yoluna gidilmesi gerektiği, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesi uyarınca davacının şirket borcundan sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI:Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
UYAP kayıtlarında yer alan Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 29/11/2022 tarih, E:2020/4766, K:2022/7155 sayılı kararında yer alan (XX) işaretli Karşı Oyda belirtilen görüşle karara katılmıyorum.